"Şayet bir devlet aklın ilkeleri ile yönetilirse, yoksulluk ve sefalet birer utanç kaynağı haline gelir; eğer bir devlet aklın ilkeleri ile yönetilmezse, zenginlik ve onur birer utanç sebebidir."
"Hükümet büyük bir darboğaza girmiş ve ne yapacağını bilmiyor olabilir: Ona ben yardım edemem. Ancak kendi kendisine yardım edebilir, yaptığımı yapabilir. Bunun için ağlayıp sızlanma zahmetine değmez. Toplum makinesinin başarılı bir şekilde çalışmasından mesul değilim. Mühendisin oğlu değilim. Şunu bilir şunu söylerim: eğer bir meşe palamudu ile kestane yan yana düşerse, biri ötekinin gelişmesini beklemez, bilakis her ikisi de kendi yasalarına uyup, ellerinden gelenin en iyisini yapıp filizlenir, büyür ve gelişirler ta ki şans eseri biri ötekini gölgede bırakıp yok edene kadar. Şayet bir bitki doğasına göre yaşamazsa, ölür; aynısı insan için de geçerlidir."
"... ısırılıp bırakılmış bir elmaya döndüm. Isırılmış elma nedir ki şu hayatta, kim ne yapsın! Bari dedim, olacaksa tam olsun; bir ısırık da ben aldım, sonra bir ısırık daha, yedim bitirdim kendimi."