Derinlere dalarsınız çünkü artık yüzeyde görecek bir şey kalmamıştır. Elbette bu dalışlar tehlikelidir. Ne kadar derine giderseniz o kadar nefessiz kalırsınız. O nedenle güvenli bir yere kadar dalıp sonra hemen "rutin" denen yüzeye çıkarsınız. Çünkü rutinler ve etrafına çizdiğiniz konfor alanları rahat nefes alabileceğiniz yerlerdir.
“Yeryüzünde kırgın bir çocuk kalmayana dek yazacağım.”
Kitap daha en başında bu cümleyle ne söyleyeceğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Aile kavramını alışılmış “kutsal” çerçevesinden çıkarıp daha gerçekçi ve yer yer rahatsız edici bir yerden ele alıyor. Okurken en çok dikkat çeken şey, çocukluk deneyimlerinin ne kadar derin ve kalıcı etkiler bıraktığını doğrudan ve filtresiz bir dille ortaya koyması.
Anlatım oldukça akıcı ancak içerik olarak ağır. Yazar, “iyi aile” kavramını sorgularken, aslında çoğu davranışın normalleştirilmiş olmasına rağmen çocuk üzerinde nasıl izler bıraktığını örneklerle açıklıyor. Bu da okurken zaman zaman kişinin kendi geçmişine dönüp bakmasına neden oluyor.
Kitabın en güçlü yanı, görünürde “iyi” olan birçok ebeveyn davranışının bile çocuk üzerinde baskı, suçluluk ya da değersizlik hissi yaratabileceğini göstermesi. Bu açıdan bakıldığında kitap, sadece ebeveynlik üzerine değil, bireyin kendini anlama süreci üzerine de bir metin haline geliyor.
Kişisel olarak en çarpıcı tarafı, sevgi ile kontrol arasındaki ince çizgiyi net bir şekilde ortaya koyması oldu. Birçok davranışın “iyi niyetli” olsa bile sağlıklı olmadığı gerçeği, kitabın temel kırılma noktalarından biri.
Genel olarak bu kitap, okuması ve sindirilmesi zor bir kitap İnsan ara ara bırakıp yüreğine ağır gelen şeyleri sindirmek için zamana ihtiyaç duyuyor. Herkese hitap etmeyebilir; ancak kendi geçmişini anlamak ve bazı kalıpları sorgulamak isteyenler için oldukça güçlü.
İyi Aile YokturNihan Kaya · İthaki Yayınları · 20187,9bin okunma