Geceleri ağustosböceklerinin hiç durmadan cır cır diye ötmesini seviyordum. Mehtapsız gecelerde gökteki pırıl pırıl on binlerce yıldıza şaşarak bakmayı seviyordum.
Yüreğimi söküp senin önüne atabilirim. Çiğne dilersen. Elimde bir gül olsa sana sunardım tutkumu tanıtlamak için. Yağmurlu sokaklarda çamura basmanı önlemek için ceketimi önüne sererdim ki güzel, pamuk ayaklarını kirletmeyesin.