Theodore Roosevelt'in bana uzun süredir ilham kaynağı olan "Arenadaki Adam" isimli konuşmasına tekrar göz attım. "Burada önemli olan kişi eleştirmen, yani insanların nasıl tökezlediklerini ya da bunları kimin daha iyi yapabileceğini gösteren kişi değildir.
Saygınlık gerçekten arenada olan adama aittir; yüzü toza, tere ve kana bulanmış olanındır."
Ama bu seviyedeki bir dehanın o zaman hiçbirimizin anlamadığı ya da hesaplayamadığı kadar değerli olduğundan emindim. Belki de bunun gibi bir kitapta liderlerin ort ya atılıp iç seslerine güvenmeleri gerektiğini söylemek sorumlul içeren bir tavsiye olmayabilir; çünkü düşünerek davranmaya ka dürtüsellik, dikkatlice araştırma yapmaya karşılık riske girmek olarak yorumlanabilir. Her şeyde olduğu gibi buradaki anahtar da fa kındalık, ayrıntıları görmek ve her unsuru tartmaktı-yani kendi motivasyonlarınızın, güvendiğiniz insanların dediklerinin, özen yapılmış araştırmaların ve analizlerin size anlattıklarının ve anlatamadıklarının farkında olmaktı. Tüm bu etkenleri dikkatlice di şünür, hiçbir durumun bir diğerinin aynısı olmadığını anlarsınız ve sorumlu kişi sizseniz, sonuç olarak her şey içgüdüye varır. Yapma istediğiniz şey doğru mudur, değil midir? Hiçbir şey kesin değildi ama en azından büyük riskleri göze almaya istekli olmanız gereki Bu riskleri göze almadan büyük kazançlar da elde edemezsiniz
Hangi olay karşısında olduğunu hatırlayamıyorum ama gerçekleştirmek istediğim bir girişimden söz ederken, Dan bana üstünde şöyle yazan bir not vermişti: "Trombon yağı üretme işine girmekten kaçın. Dünyanın en büyük trombon yağı üreticisi olabilirsin ama sonuç olarak dünyada her sene sadece birkaç kuart trombon yağı tüketilir!" Bana şirketimin ve benim kaynaklarımı tüketecek ve pek bir şey kazandırmayacak projelere yatırım yapmamamı söylüyordu.