📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Cihan Şah çok kez Agra'da oluyordu. Her öğlen halktan birileri huzuruna çıkarak dileklerini ya da şikayetlerini bildiriyordu.
Mümtaz, Cihan Şah sefere çıktığında onu izlemişti ve o zaman on dördüncü çocuğuna hamileydi. Çocuğun doğumundan sonra hastalandı. İki gün yüksek ateşle yattı. Bu iki gün boyunca Cihan, onun yanından hiç ayrılmadı. Mümtaz gittikçe zayıflıyordu. Artık uzun süre yaşayamayacağı anlaşılmıştı ve Cihan Şah ağlıyordu. Cihan Şah, Mümtaz'ın son isteğini yerine getirdi.
Agra'nın ortasından geçen Yamuna adlı nehirin kıyısına beyaz mermerden büyük bir saray yaptırdı. Bu, o zamana kadar görülmüş en güzel yapıydı. Buraya Tac Mahal adı verildi ve Mümtaz buraya gömüldü. Cihan Şah, 35 yıl daha yaşadı. Öldüğünde o da Mümtaz'ın yanına gömüldü. Tac Mahal bir aşkın anısı olarak hala ışıldıyor.
TBMM ve Mustafa Kemal Paşa'nın yönetimindeki Türk ordularının zaferi önce Mudanya Mütarekesi'ni sonra da uluslararası bir anlaşmayla Lozan Barış Antlaşması'nı getirdi(24 Temmuz 1923). TBMM, padişahlığın kaldırılmasına karar verdiğinde (1 Kasım 1922) düşman gemileriyle kaçan padişahın yerine ulusun seçtiği bir yönetim biçimi gerekiyordu. Yapılan yasal düzenlemelerin sonucunda 29 Ekim 1923'te Türkiye Cumhuriyeti ilan edildi. İlk Cumhurbaşkanı olarak da Mustafa Kemal Paşa seçildi.
Yurdun bütünlüğünü savaşla sağladıktan sonra, ulusun ilerlemesi için çağdaş düzenlemeler gerektiğine inanan Mustafa Kemal, yazı sisteminden hukuk sistemine kadar eskiyen pek çok kurumu yenileme çalışmalarına katıldı. Atatürk Devrimleri (Atatürk İnkılapları) denilen bu çalışmalar Türkiye Cumhuriyeti'ne uluslararası saygınlık kazandırdı. Zor bir savaştan çıkmış Türk milletine de yeni atılımlar yapma gücü verdi.
Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni başkenti Ankara, bilim çalışmalarının da odağı durumuna geldi. Mustafa Kemal Paşa, her seçimde yeniden Cumhurbaşkanı seçilerek , 15 yıl cumhurbaşkanlığı yaptı. 1934'te kabul edilen Soyadı Yasası'ndan ayrı bir yasayla TBMM ona "Türklerin Atası" anlamına gelen ATATÜRK soyadını verdi.