Harputlu

Bu devirde utanmak diye bir şey yok. "Utanmaktan utanan" bir devirdeyiz. Yani utanmayı utanç sayan bir sürü... Lut kavmi bile utanarak tarihten silindi. Şimdi yeni dünya nesli, Lut kavmi kimdir bilmiyor ki! | Münir Derman, Allah Dostu Der Ki…,Bağlaç Yayınevi, 3. Cilt, 1. Baskı: Ocak 2018, s. 76.
Sayfa 76 - Bağlaç Yayınevi, 3. Cilt, 1. Baskı: Ocak 2018·Kitabı okudu
Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Hakk'ın emirlerine karşı gelmek; onları yapmamak, onları tanımamak demektir. Bu hâl, şirk koşmaktan daha elimdir. Şirk koşmakla Allah'a bir şey yapamazsın. Emirlerini yapmazsan Allah'a üzüntü vermiş olursun. Hâlbuki Cenab-ı Hak sana nimet, rızık, sıhhat, mal mülk veriyor, akıl veriyor. Bu hâlinle bunlara hiyanet etmiş olursun. Evladın sana hücum edip, iyilik ve hayır yolundaki dileklerini yapmazsa büyük bir üzüntüye düşersin. Hakk'ın üzüntüsünün milyarlarda bir nebzesidir.” | Münir Derman, Allah Dostu Der Ki…,Bağlaç Yayınevi, 3. Cilt, 1. Baskı: Ocak 2018, s. 69.
Sayfa 69 - Bağlaç Yayınevi, 3. Cilt, 1. Baskı: Ocak 2018·Kitabı okudu
Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı
“Bütün hastalıklarda bir ihtar-ı rahmani gizlidir. Bilerek veya bilmeyerek yaptığı hataların temizlenmesi için bu hastalık vücudunu bir nevi istiğfar ettirir. Bir insana sıhhat, sağlık temenni ve duasında bulunmak, fena sebeplerin bir araya gelip bunu doğurmaması için, Hakk'ın o kimseyi doğru yoldan ayırmaması için Allah'tan yardım dilemektir.” | Münir Derman, Allah Dostu Der Ki…,Bağlaç Yayınevi, 3. Cilt, 1. Baskı: Ocak 2018, s. 69.
Sayfa 69 - Bağlaç Yayınevi, 3. Cilt, 1. Baskı: Ocak 2018·Kitabı okudu
Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı
“İnsanlar kendi tiynetlerini limona karşı yaptıkları hareketten aşikâra vururlar. Limon alırken seçerler, koklarlar. Onu güzelce yıkarlar. Yemek masalarına koyarlar. O Allah'ın rızkının kabuk kısmını çöp tenekesine atarlar. Bu hâli bir düşün bakalım. Utanır insan bu hâlinden. İnsanlar da böyledir. Bir insandan fayda gördüğü müddetçe ona itibar ederler, yaşlandı mı unuturlar. Emekli ederler. Limona yaptıklarının aynıdır. Bir düşünürseniz…” | Münir Derman, Allah Dostu Der Ki…,Bağlaç Yayınevi, 3. Cilt, 1. Baskı: Ocak 2018, s. 55.
Sayfa 55 - Bağlaç Yayınevi, 3. Cilt, 1. Baskı: Ocak 2018·Kitabı okudu
Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı
Bilir misiniz, Resul-ü Ekrem kendi şahs-ı muallaları için ne buyurmuşlardır: "Bana edep ve irfanı Rabb'im öğretti ve ne güzel edeplendirdi." Bu ne demektir? Nübüvvet ve risalet vazifesinin gayesi, kendisinin haiz bulunduğu ahlaki üstünlüğü talim ve ta'minden ibarettir. Bu gaye, bunları bütün insanlara öğretmek, insanlara numune olmak ve bütün dünyaya yayarak bildirmektir. Hakk'ın ahlakı, Resul-ü Ekrem olarak tecelli ettiğinden risalet ve nübüvvet Allah'ın ahlakının izhar ve görünme vasıtalarıdır. "Rahmeten lil alemin" budur. "Alemlere rahmet olarak gönderilmiş" demektir. | Münir Derman, Allah Dostu Der Ki…,Bağlaç Yayınevi, 3. Cilt, 1. Baskı: Ocak 2018, s. 51.
Sayfa 51 - Bağlaç Yayınevi, 3. Cilt, 1. Baskı: Ocak 2018·Kitabı okudu
Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı