Fransız şair ve düşünürü Lamartine, en yüce insan ve en yüce Peygamber'in muazzam başarısı karşısında hayranlığını şu satırlarla belirtiyor:
«... Şayet gayenin büyüklüğü, vasıtaların küçüklüğü ve neticenin azameti insan dehasının üç ölçüsü ise, modern tarihin büyük bir şahsiyetini MUHAMMED'le bir insan olarak mukayeseye kim cür'et edebilir? O şahsiyetlerin en meşhurları, ancak orduları, kanunları ve imparatorlukları harekete getirdiler. Bir şey tesis ettilerse ancak maddi kudretler tesis ettiler. Onlar da, çok defa kendilerinden önce yıkıldı gitti.
Halbuki O, ordular, hukuk sistemleri, Imparatorluklar, kavimler, hanedanlar ve yerleşilmiş kürenin üçte biri üzerindeki milyonlarca insanı harekete getirdi. Lakin O, sadece bununla da kalmadı. Bundan başka fikirleri, inançları ve ruhları harekete getirdi. Her harfi bir kanun haline gelen bir kitap üzerine her ırktan ve her dilden kavimlere månevi bir milliyet tesis etti. Ve bu islâm milliyetine silinmez bir hususiyet olarak, sahte tanrılara nefretle, bir ve cisim siz olan Allah'ın aşkını hâketti.
Hakim, hatip, Allah Elçisi, kanun koyucu, savaşçı, fikirler fatihi, makul nasların ve suretsiz bir ibadetin dirilticisi, sayısız dünya imparatorluklarının ve bir de manevi imparatorluğun kurucusu, işte MUHAMMED! İnsan büyüklüğünün ölçüldüğü bütün mikyaslarda hangi insan O'ndan daha büyük olmuştur. »
| Yılmaz Boyunağa, Türk-İslâm Sentezi, Yağmur Yayınları, 2. Baskı: 1975, s. 111.