Harputlu

“İnsan usulü dairesinde ibadet ve taate devam ettikçe kalbi, ruhu, fikri, başka suretle anlaşılması malum olan birtakım hâllere yaklaşır. Birtakım tecellilere mazhar olur. Bir gün evvel siyah gördüğünü bir gün sonra beyaz görür. Her ibadetin bir dışı, bir de içyüzü vardır.” | Münir Derman, Allah Dostu Der Ki, Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018, s. 153.
Sayfa 153 - Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018·Kitabı okudu
Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Hakiki müminin sevinci olsa da hüznü kalpte yaşar. Kalbin en büyük ölümü, Allah'tan ve O'nu anmaktan gafil yaşamasıdır. Bildiği hâlde bilmezlikten gelmek, bilmediği hâlde bilir görünmek asrımızın mümeyyiz vasfıdır. Hakiki bilgi Hak erlerinin ağzından alınır, defter köşelerinden değil. Her çeşit bilginin esası, bilgi sahibinin hâlinden alınır; sözünden değil. Tam bilgi halktan geçen, Hak varlığı ile var olandan alınır. İnsanın bilmediği şey önünde ses çıkarmaması ilimdir ve ilmin yetmediği şeyde o bilgin kişiye teslim olmak İslamiyet sayılır.” | Münir Derman, Allah Dostu Der Ki, Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018, s. 145.
Sayfa 145 - Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018·Kitabı okudu
Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı
İnsan kitlelerine deniz feneri gibi fasılalarla şefkat, merhamet doğruluk ışıklarını akıtan bu mübarek simalar, gün geçtikçe gizlendiler. Beşer kitleleri bugün maddeye tapar hâlde, ağaçsız, susuz, "medeni" diye vasıflandırılan, mamure çölde kaldılar. Dış mamureler kuruldu güya. İç mamureler yok oldu beşer neslinden. Yıldızlara seyahat, semaların derinliklerine nüfuz merakı, süratle ilerliyor. Uzak mesafeler yakınlaştı. Asıl ruhun, kalbin ince derinlikleri bırakıldı. İnsan kitleleri bugün, yekdiğerini korkutmak ve birbirini yok etmek için, bütün kabiliyet ve hünerlerini, korkunç yok etme çarelerine sarf ediyor. Eskiden bâtını geniş, zengin, dışı gösterişsiz, iyi insanlar vardı. Bugün gösterişli, maddesi zengin, bâtını bomboş insanlar var. Bu, garip ve münakaşayı davet edecek bir mevzudur. Fakat müsaade buyurun bir sualim var: Suçlu bir insan öldürülür. Suçsuz bir insan öldürülür. Burada ölüm var fakat iki türlü. Hangi ölüm iyi? Muhakkak suçsuz ölmek, daha iyidir. Bundan binlerce sene evvel Sokrat, baldıran zehrini içerken çocukları etrafında ağlıyordu. Karısı hıçkırıklarını tutamadı. Sokrat "Be kadın, ne ağlıyorsun?" dediğinde, kadın "Suçsuz öldürülüyorsun." diye mırıldandı. Sokrat: "Suçlu ölmek daha mı iyi be kadın?" dedi. | Münir Derman, Allah Dostu Der Ki, Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018, s. 143-144.
Sayfa 143 - Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018·Kitabı okudu
Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı
“Ölüm bilgisizlik, körlük, cehalet diyarından; bilgi, hakiki görme diyarına gitmek demektir.” | Münir Derman, Allah Dostu Der Ki, Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018, s. 141.
Sayfa 141 - Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018·Kitabı okudu
Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı
“Kimi şekle bağlanır, kalbi unutur; kimi kalp içinde kaybolup erir, şekli kendine bağlar. İnsan kalbi ile insan olur, kalıbı ile değil.” | Münir Derman, Allah Dostu Der Ki, Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018, s. 135.
Sayfa 135 - Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018·Kitabı okudu
Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı