Harputlu

“Emr-i ilahîyi bihakkın yerine getirmeden Allah'tan bir şey istememek hayâdır. Hayâ makamında kul ancak, saray-ı İlahî'ye girebilir. Saray-ı İlahîye'nin adab-ı muaşeretini bilmeden, burada yürünemez. Siret-i Resul, ahlak-ı Resul buranın adabıdır. Bundan dolayı Rahmet-i Sübhaniye kalb-i pak-i Resul'e inmeden, onun parçaları olan kullara yetişemez. Onun için her münacatın başında Resul'e salavat getirmek icap eder.” | Münir Derman, Allah Dostu Der Ki, Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018, s. 118.
Sayfa 118 - Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018·Kitabı okudu
Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Sakin ve mesut bir hayat ancak fazilet yoluyla elde edilir." demiş bir büyük. İşte bu söz rızaya ve kanunlara riayet demektir. İnsan hariç, bütün diğer mahlukat hayatın başlıca hedefinin hayattan zevk almak olduğunu bilir ve sezer. Fenalık yapmaya kalkan kimseye, elinizden geldiği kadar halâs çaresi göstermeye gayret ediniz. Göreceksiniz ki suçlar azalacaktır. Çünkü Rahmet pınarı daima çağlamaktadır. | Münir Derman, Allah Dostu Der Ki, Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018, s. 114.
Sayfa 114 - Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018·Kitabı okudu
Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı
Sünnetullah tağyir edilemez. Kader değişmez. Ormanda bulunan bir ağaca, Allah "Errezzak" esmasıyla rızkı topraktan veriyor. Gökten bulut ile suyu veriyor. Bulutların cezbi, ormanların işidir. Ormanları harap edersek, ağaçların Allah'ı zikretmelerine son vermiş oluruz. O zaman Sünnetullah'ın cüzi bir kısmı tağyir edildiğinden bulut gelmez, yağmur da yağmaz. O hâlde ormanları harap edilen bir yerde Allah'tan yağmur istemek ayıptır. Yalnız, esasında çöl olan yerlerde yağmur duası yapılabilir. Dua, daima sünnetullah dışında, tasarruf hududunda olacak hadiselerden seçilerek yapılır. Tasarruf hududunda hayır ve şer Allah'tandır. Emrin cari olduğu hudut içindedir. | Münir Derman, Allah Dostu Der Ki, Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018, s. 112.
Sayfa 112 - Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018·Kitabı okudu
Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı
- HAMD VE ŞÜKÜR Şükür daima nimet ve ikram- Rabbâniye karşı duyulan minnet ve mahcubiyetin ifadesidir. Şükrün ifadesinde, tekrarının, devamının ve fazlalaşmasının arzu edildiği gizlidir. "Hamd"da "Bu kadar kâfi", "Fazlasını arzulamam.", "Kanaat hududundan bir santim ilerlemesini istemiyorum.", "Beni bu hâlime bırakın." istekleri mevcuttur. Mesaip ve belaya karşı en büyük bir silahtır hamd. Hamd edilecek yerde şükür yapmak, şükür edilecek yerde hamd etmek caiz değildir. Hem de tehlikelidir. "Elhamdülillah" diyen bir kimse "Yarabbi kudretlerin kaynağı sensin. Her şey senin arzunla mümkündür. Ben hâlime razıyım; belaya da, saadete de... Beni bu hâlimden, bu hâlimi aratacak hâle sokma." demektir. "Elhamdulillah" "Çok şükür!" demek ise "Hâlime razıyım, bu hâlimi bana aratma.", peşinen de "Yarabbi teşekkür ederim." demektir. "Beni, seni tanıyan olarak yarattın; bundan dolayı hamdederim. Fena bir kul, asi, münkir bir kimse yaratabilirdin; bu bana kâfidir." Hamd, bütün belâyanın önüne set çekmektir. Çok ince hâller vardır; hamd veya şükrün hangisini yapacağı lüzumiyetinde hataya gidebilir insan. Bundan dolayı da bu hataları yok etmek için istiğfar yapmak lazımdir. "Ben bilemedim, kestiremedim, niyetim halistir, fakat senden istemek edebini, kul olduğum için lâyıkı ile anlayamıyorum. Bundan dolayı, hatalarımı bana bağışla." arzusunu dilemektir. Hamd cesedin haykırışıdır; şükür, ruhun haykırışıdır. Hamd ile azap ve cehennemden kurtulunur. Şükür ile cennete girilir. Nimet ve ikram-ı ilahiyeye bila istisna her canlı, insan, hayvan, nebat mazhardır. Hem de arası kesilmeden... Akan ırmak herkese su verir. Güneş herkese sıcaklık saçar. Rüzgâr herkesi okşar. Bu nimetlerden dolayı bunu vereni bilmese bile, o nimetlerin verdiği ferahlık ve telezzüzden dolayı insanın yüzü güler, "Oh!"
Sayfa 105 - Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018·Kitabı okudu
Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı
“Resulullah'ın potasin da erimeyende daima şüphe mevcuttur. Şüphede olan gafletten kurtulamaz. Gaflette olan hiçbir şey olamaz.” | Münir Derman, Allah Dostu Der Ki, Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018, s. 89.
Sayfa 89 - Bağlaç Yayınevi, 1. Baskı: Ocak 2018·Kitabı okudu
Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı