Odasının kapısını kapatıp beyaz masadaki çiçek gibi açan kitabını alıp yatağına uzandı. Kitaba kaldığı yerden devam etti okumaya. Daha ilk cümlenin sonunu getiremeden neden bu kadar arafta olduğunu tekrar hatırladı. Bu sefer yataktan kalkıp masadaki sigara paketinden bir sigara çıkarıp yaktı. Pencereyi açıp sigaradan bir fırt çekti ve pencereden tüm dertlerini o fırtta biriktirmişcesine üfledi. Ufledigi gibi rüzgar pencereden tekrar yüzüne çarptı sigaranın dumanını.To be continued...
İnsan fiziken bir kez doğar, peki ya ruhen? Yaşadığımız ömür boyunca kaç defa hayal kırıklığı yaşadık, kaç defa düştük, kaç defa yeniden ayağa kalktık düşünsenize bir? İnsanoğlu böyledir çünkü defalarca yıkılsa da yeniden ayağa kalkmak zorundadır. Hani büyük alim Mevlana diyor ya “öldüm der durursun yine de yaşarsın” tam olarak böyledir hayat. Annemizden bir kez doğarız evet ama ölene kadar defalarca kez yeniden doğmak, yeniden ayağa kalkmak zorunda kalırız.