Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi.
Evet, öldüreceğim. Çoktan başladım bile. Öldürmek derken öyle Buck Jones'un tabancasını alıp dan diye öldürmeyi kastetmiyorum. Öyle değil. Kastettigim onu kalbimde öldürmek. İyiliğini istemekten vazgeçmek. Derken bir gün olup gidecek
"Ama biz farklıyız," dedi.
"Çünkü..."
"Çünkü sen bana, ben de..."
"Sen de bana bakarsın. Can yoldaşı oluruz birbirimizin. Bizi umursayan bir can var, işte ondan"