Dikkat spoiler icerir.
bundan tam 2400 yıl önce diye başlar bu kitabı anlatmak isteyen herkes müsaadenizle ben de böyle bir giriş yapmak istiyorum. evet bundan tam 2400 yıl önce platon kitabında ömrü doğrulukla geçmiş bir insan için pindarostan bir alıntı yapar ve şöyle der:
umut tatlı tatlı doldurur içini,
yoldaşlık eder ona, hoş eder gönlünü,
umut yola sokar, yoldan çıkarır insan aklını.
ve ardından nedir bu doğruluk nasıl olmalıdır neye ulaştırmalıdır insanı diyerek sokratesin ağzından cevaplar bulmaya çalışır. platona göre doğru insan akıllı, cesur ve ölçülü olmalıdır. bu doğruluk ilkesi toplumun en küçük birimi olan insanda nasıl böyleyse en büyük birimi olan devlette de böyle olmalıdır. yani doğru devlet, başında akıllı erdemli insanların olduğu ve bu insanların yiğit olduğu kadar yönettiği halkın ölçüleriyle de uyuşan bir yönetim anlayışında olmalıdır. bir devletin bu tür bir yönetime sahip olması içinse yapılacak şey bir aristokrat yani koruyucu dediği bir sınıf inşa etmektir. işte bu sınıf içerisinde diğerlerine göre daha üstün olan kişi ve ya kişiler yönetici sınıfına geçecektir, daha az üstün olanlar ise üretici yani işçi sınıfına geçecektir. böyle bir düzenin sağlanabilmesi için ise asil yalan denilen bir mit ya da din geliştirilerek tüm toplumun bu yalana inanması sağlanacak ve devlet içerisinde herhangi bir karmaşanın çıkması engellenecektir. peki bu asil yalan nedir:
aslında platon bizlerin bugünkü eşitlik anlayışına ters olarak bir sınıf farklılığı ortaya koymuştur. ona göre kimi insanların mayasından altın vardır bu insanlar yönetici önder olacaktır, kimi insanın mayasında ise gümüş vardır bunlar koruyucu (asker de diyebiliriz belki) olacaktır, kimi insanın mayasında ise tunç ve demir vardır bunlarda çiftçi olacaktır. işte burada işin içine tanrı