Harun i

Harun i
@Haruni
İstanbul teknik üniversitesi
kocaeli
8 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Harun i

, bir kitap okudu
Puan vermedi·464 syf.··
2020 5. kitabı
Gabriel Garcia Marquez
8/10 · 46,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·143 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
yaşar kemalin güzel bir romanıdır daha sonra filmi de çekilmiştir. film youtube dan izlenebilir. --- spoiler --- romanın baş kahramanı ne ahmet ne gülbahardır başkahraman halktır bu romanda. olayların kilit noktada çözülmesi hep birlik içinde hareket eden halk sayesinde olmuştur. ağrıdağının geleneklerinden gelen ahmet gibi sofi gibi dağlılarla, civarda yer tutmaya çalışan osmanlının savaşıdır anlatılan. yani bir nevi egemen güç ile yönetilenin savaşıdır. töre yasa bellidir nettir: eğer bir at yabancı bir kapıya kendiliğinden varırsa ve yabancı o atı üç defa ovaya bırakıp da at gene kapısına gelirse, at artık o yabancınındır. osmanlı paşası bunu bilmesine rağmen töre de benim hak da benim diyerek töreyi çiğner ancak yöre halkı buna baş kaldırır ve olaylar gelişir. burda yaşar kemali eleştirmek haddimize değil tabii ancak o aşk hikayesini keşke dahil etmeseydi. aşk hikayesi işin içine girince bayağı oldu hikaye hep dinlediğimiz efsanelerden oldu. gerçekten vermek istediği mesaja odaklansaydı keşke. efsanelerde ya da marvel filmlerindeki gibi ahmetin türlü türlü yiğitlikler yaparak paşanın hakkından geleceğini umuyoruz ancak yaşar kemal gülbaharı öyle bir kullanıyorki yiğit kadın karakteri olayların gelişmesine hep ön ayak oluyor ve birleşmiş halk gücünü de kullanarak ahmeti tek başına kahraman olmaktan alıkoyuyor ki iyi de yapıyor. ayrıca kitapta kürt vurgusunun yiğitlik mertlik misafirperverlik gibi son derece mükemmel bir ırk olarak anlatılmasını da yaşar kemalin kürt kökenli olmasına bağlı olduğunu düşünüyorum. halk dediğimiz şey maalesef ki tek başına hareket edip düşünen bir topluluk değil her bir birey aynı özellikleri de sergilemiyor böyle olması mümkün de değil zaten o yüzden bir kitleyi topluca övmeyi ya da yermeyi hep bayağı bulmuşumdur. ama yazarların
Ağrı Dağı EfsanesiYaşar Kemal · Cem Yayınları · 197436,1bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2020 3. kitabı
anthony burgess’in 1961 de yazdığı ve distopik bir toplumda iyilik ile kötülüğün dansını anlattığı romandır. baş kahramanın aşırı derecede şiddetle dolu hayatının bir bölümüne tanık oluyoruz. --- spoiler --- romanda ön planda rahatsız edecek derecede şiddet varken arka planda kahramanın neden o şiddete yöneldiğini sorgulama yoluna götürüyor ve neredeyse her gencin kahramanımız gibi suça meyilli olduğu ve sokakların kendi halinde insanlara zarar vermek için serselilerle dolup taştığı bir zamanda toplum refahı nasıl korunacak ve bu kötülüklere ne tür bir çare bulmalı, bulduğu her çare sonuna kadar doğru mu diye de sorgulatıyor. kahramanımız aslında akıllı ve cesur biri ancak kendine hakim olmayan ölçüsüz bir yapıda. ölçülü olmayı bir tartı olarak düşünürsek kahramanız iyi yanını kötü yanından üstün tutmak için hiç bir girişimde bulunmuyor. anladığımız kadarıyla böyle bir motivasyonu da hiç bir zaman olmamış. ailesiyle büyük sorunları yok ancak sıkı bir bağı da yok. belki bu serbestlik annenin de babanın da saatlerce çalışıp akşam eve gelince hiç bir iletişimde bulunmamasıyla ortaya çıkmıştı. iletişimi belki de dışarda arayan karakterimiz arkadaşları yüzünden erken yaşlarda girdiği ıslah evinden de bu ölçüsüzlüğünü kuvvetlendirip çıktı. giderek içindeki kötülük büyümeye ve iyiliğin zerresi dahi görülmeyen kahramanın amacı bu kötülüğü daha da arttırıp kendi çetesinin lideri arkadaşlarının önderi olmak. daha sonra ise arkadaşlarının ihanetiyle polise ihbar edilip hapse giriyor. hapis hayatında papazla olan muhabbetinde dahi iyilik sorgulamasında samimiyet olmadığı böyle bir motivasyonu asla edinmediğini görüyoruz. sahte bir takım iyi niyet göstergeleriyle bir an ceza indirimi alıp çıkmak amacında. ancak aradığı özgürlük bambaşka bir noktadan geliyor ve bakanlık onu yeni
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024113,1bin okunma
Puan vermedi·372 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
Dikkat spoiler icerir. bundan tam 2400 yıl önce diye başlar bu kitabı anlatmak isteyen herkes müsaadenizle ben de böyle bir giriş yapmak istiyorum. evet bundan tam 2400 yıl önce platon kitabında ömrü doğrulukla geçmiş bir insan için pindarostan bir alıntı yapar ve şöyle der: umut tatlı tatlı doldurur içini, yoldaşlık eder ona, hoş eder gönlünü, umut yola sokar, yoldan çıkarır insan aklını. ve ardından nedir bu doğruluk nasıl olmalıdır neye ulaştırmalıdır insanı diyerek sokratesin ağzından cevaplar bulmaya çalışır. platona göre doğru insan akıllı, cesur ve ölçülü olmalıdır. bu doğruluk ilkesi toplumun en küçük birimi olan insanda nasıl böyleyse en büyük birimi olan devlette de böyle olmalıdır. yani doğru devlet, başında akıllı erdemli insanların olduğu ve bu insanların yiğit olduğu kadar yönettiği halkın ölçüleriyle de uyuşan bir yönetim anlayışında olmalıdır. bir devletin bu tür bir yönetime sahip olması içinse yapılacak şey bir aristokrat yani koruyucu dediği bir sınıf inşa etmektir. işte bu sınıf içerisinde diğerlerine göre daha üstün olan kişi ve ya kişiler yönetici sınıfına geçecektir, daha az üstün olanlar ise üretici yani işçi sınıfına geçecektir. böyle bir düzenin sağlanabilmesi için ise asil yalan denilen bir mit ya da din geliştirilerek tüm toplumun bu yalana inanması sağlanacak ve devlet içerisinde herhangi bir karmaşanın çıkması engellenecektir. peki bu asil yalan nedir: aslında platon bizlerin bugünkü eşitlik anlayışına ters olarak bir sınıf farklılığı ortaya koymuştur. ona göre kimi insanların mayasından altın vardır bu insanlar yönetici önder olacaktır, kimi insanın mayasında ise gümüş vardır bunlar koruyucu (asker de diyebiliriz belki) olacaktır, kimi insanın mayasında ise tunç ve demir vardır bunlarda çiftçi olacaktır. işte burada işin içine tanrı
Yeme-İçme
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,9bin okunma