Harun i

Harun i
@Haruni
İstanbul teknik üniversitesi
kocaeli
8 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·484 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
Dikkat spoiler içerir insan ilişkilerindeki çarpıklıkları iki yüzlülükleri anlamak istiyorsanız okumanız gereken kitapların başında gelir. okuyun okutturun hatta. bazen sıkıcı olabiliyor özellikle betimlemeler bir süre sonra 'tamam anladım güzel bir evmiş işte dedirtebiliyor ama o atmosferi kahramanın bulunduğu anı kokladığı havayı yakalamak için gerekli. günümüze bile ışık tutan bir olaylar dizisiyle karşı karşıyayız romanda. kahramanımız geçmişi rüşvet ve görevi kötüye kullanmayla dolu çok da erdemli olmayan amacı kestirmeden güzel bir servete ulaşmak olan bir kişi. gogolun demesine göre yazarlar erdemli kahramanların sırtına yeterince binmiştir vakit erdemsiz çiçikov'un vaktidir. yazar sanki insanların iç yüzünü pazara çıkarmaya çalışmış gibidir. yani tabiri caizse göte göt demiş uzun yoldan ve şlak diye suratına çarpmış insanların. roman kahramanımızın çocukluğu bir soyluya göre hani oldukça yoksul ve yalnız geçmiştir. ayrıca varla yok arası bir babaya sahiptir. bu da romanda sık sık kahramanımızın o büyük servetini elde ettiğinde -henüz bir ailesi olmamasına karşın- çocuklarına vereceği eğitimden ve onları nasıl yetiştireceğinden bahsederek vurgulanmış. kahramanımız her ne kadar çocuklarından bahsedip sevinse de aslında onun amacı asla çocukları olmamıştır. sanki aile onun günah çıkarmak içini ferahlatmak için kullandığı bir kurumdur. bütün bu düzenbazlıkları yapıyorum ama sor bir neden yapıyorum: çünkü çocuklarımın neslimin refahı için yapıyorum. şimdi kahramandan ziyade bir de kahramanımızın yaptığı iş çok önemli burada. neden önemli peki? hani dedik ya pek de erdemli bir kişilik değil diye yaptığı iş son sayımdan sonra ölmüş olan ama toprak sahiplerinin vergisini vermek zorunda kaldığı köylüleri onlardan canlıymış gibi satın alıp daha sonra bunları devlete
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·464 syf.··
2020 5. kitabı
Dikkat spoiler içerir. bu kitap, gerçeği yani yaşadığımız hayatları olayları öylesine sıradan, öylesine derinlik katmadan anlatıyor ki sonunda ne olacağını biliyor, hatta çok dehşet verici olaylar yaşanırken bile duygularınızda bir değişme olmadığını seziyorsunuz. çünkü yazar sizi bir sonraki karaktere çoktan hazırlamıştır. alıştığınız kahraman yavaş yavaş sahneden çekilip silikleşirken yaşadığı acılar mutluluklar da onunla birlikte silikleşmeye başlamıştır çoktan. kitabı büyüleyici yapan şey de bu anlatım. bir girdabın içindeyiz ve bizden önce bu girdap nasıl varsa bizden sonra da aynı ihtişamıyla sürmeye devam edecek. aslında yazarın kendisi de bunu diyor: büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü olağan şeylermiş gibi anlatırdı bana. anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. kitabı bitirip kapağını kapattığınız aklınızda değişik bir tat kalıyor. o kadar özenilerek yaşanılan hayatların da, uğruna sayısız insanın can verdiği davaların da, öylesine gelip geçmiş eğlenmekten başka amacı olmayanların da en sonunda bir hiç olup gideceği kalıyor beyninizde. hayatta sizin için o an anlamlı olan, o an varlığı son derece kutsal olan amaç bir kaç on yıl sonra hiç olup yitip gidiyor. albay buendia gibi peşine binleri takmış devrimci birisi bile unutulabiliyor. spoiler olabilir ama bu mesela the irishman’de de vardı. adam onlarca yıl birileri adına katillik yapıyor öldürdüğü en ünlü en zengin en güçlü şahsiyet yıllar sonra ismi bile bilinmeyen birine dönüşüyor ve verdiği kavganın anlamsızlığıyla yüzyüze geliyor odasındaki yalnızlığıyla. velhasıl bu kitap her ne kadar bir şey anlatmıyormuş tekdüze bir kitapmış gibi dursa da aslında vermek istediği mesajı çok net
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
9/10
·143 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
yaşar kemalin güzel bir romanıdır daha sonra filmi de çekilmiştir. film youtube dan izlenebilir. --- spoiler --- romanın baş kahramanı ne ahmet ne gülbahardır başkahraman halktır bu romanda. olayların kilit noktada çözülmesi hep birlik içinde hareket eden halk sayesinde olmuştur. ağrıdağının geleneklerinden gelen ahmet gibi sofi gibi dağlılarla, civarda yer tutmaya çalışan osmanlının savaşıdır anlatılan. yani bir nevi egemen güç ile yönetilenin savaşıdır. töre yasa bellidir nettir: eğer bir at yabancı bir kapıya kendiliğinden varırsa ve yabancı o atı üç defa ovaya bırakıp da at gene kapısına gelirse, at artık o yabancınındır. osmanlı paşası bunu bilmesine rağmen töre de benim hak da benim diyerek töreyi çiğner ancak yöre halkı buna baş kaldırır ve olaylar gelişir. burda yaşar kemali eleştirmek haddimize değil tabii ancak o aşk hikayesini keşke dahil etmeseydi. aşk hikayesi işin içine girince bayağı oldu hikaye hep dinlediğimiz efsanelerden oldu. gerçekten vermek istediği mesaja odaklansaydı keşke. efsanelerde ya da marvel filmlerindeki gibi ahmetin türlü türlü yiğitlikler yaparak paşanın hakkından geleceğini umuyoruz ancak yaşar kemal gülbaharı öyle bir kullanıyorki yiğit kadın karakteri olayların gelişmesine hep ön ayak oluyor ve birleşmiş halk gücünü de kullanarak ahmeti tek başına kahraman olmaktan alıkoyuyor ki iyi de yapıyor. ayrıca kitapta kürt vurgusunun yiğitlik mertlik misafirperverlik gibi son derece mükemmel bir ırk olarak anlatılmasını da yaşar kemalin kürt kökenli olmasına bağlı olduğunu düşünüyorum. halk dediğimiz şey maalesef ki tek başına hareket edip düşünen bir topluluk değil her bir birey aynı özellikleri de sergilemiyor böyle olması mümkün de değil zaten o yüzden bir kitleyi topluca övmeyi ya da yermeyi hep bayağı bulmuşumdur. ama yazarların
Ağrı Dağı EfsanesiYaşar Kemal · Cem Yayınları · 197436,1bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2020 3. kitabı
anthony burgess’in 1961 de yazdığı ve distopik bir toplumda iyilik ile kötülüğün dansını anlattığı romandır. baş kahramanın aşırı derecede şiddetle dolu hayatının bir bölümüne tanık oluyoruz. --- spoiler --- romanda ön planda rahatsız edecek derecede şiddet varken arka planda kahramanın neden o şiddete yöneldiğini sorgulama yoluna götürüyor ve neredeyse her gencin kahramanımız gibi suça meyilli olduğu ve sokakların kendi halinde insanlara zarar vermek için serselilerle dolup taştığı bir zamanda toplum refahı nasıl korunacak ve bu kötülüklere ne tür bir çare bulmalı, bulduğu her çare sonuna kadar doğru mu diye de sorgulatıyor. kahramanımız aslında akıllı ve cesur biri ancak kendine hakim olmayan ölçüsüz bir yapıda. ölçülü olmayı bir tartı olarak düşünürsek kahramanız iyi yanını kötü yanından üstün tutmak için hiç bir girişimde bulunmuyor. anladığımız kadarıyla böyle bir motivasyonu da hiç bir zaman olmamış. ailesiyle büyük sorunları yok ancak sıkı bir bağı da yok. belki bu serbestlik annenin de babanın da saatlerce çalışıp akşam eve gelince hiç bir iletişimde bulunmamasıyla ortaya çıkmıştı. iletişimi belki de dışarda arayan karakterimiz arkadaşları yüzünden erken yaşlarda girdiği ıslah evinden de bu ölçüsüzlüğünü kuvvetlendirip çıktı. giderek içindeki kötülük büyümeye ve iyiliğin zerresi dahi görülmeyen kahramanın amacı bu kötülüğü daha da arttırıp kendi çetesinin lideri arkadaşlarının önderi olmak. daha sonra ise arkadaşlarının ihanetiyle polise ihbar edilip hapse giriyor. hapis hayatında papazla olan muhabbetinde dahi iyilik sorgulamasında samimiyet olmadığı böyle bir motivasyonu asla edinmediğini görüyoruz. sahte bir takım iyi niyet göstergeleriyle bir an ceza indirimi alıp çıkmak amacında. ancak aradığı özgürlük bambaşka bir noktadan geliyor ve bakanlık onu yeni
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024113,1bin okunma
Puan vermedi·372 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
Dikkat spoiler icerir. bundan tam 2400 yıl önce diye başlar bu kitabı anlatmak isteyen herkes müsaadenizle ben de böyle bir giriş yapmak istiyorum. evet bundan tam 2400 yıl önce platon kitabında ömrü doğrulukla geçmiş bir insan için pindarostan bir alıntı yapar ve şöyle der: umut tatlı tatlı doldurur içini, yoldaşlık eder ona, hoş eder gönlünü, umut yola sokar, yoldan çıkarır insan aklını. ve ardından nedir bu doğruluk nasıl olmalıdır neye ulaştırmalıdır insanı diyerek sokratesin ağzından cevaplar bulmaya çalışır. platona göre doğru insan akıllı, cesur ve ölçülü olmalıdır. bu doğruluk ilkesi toplumun en küçük birimi olan insanda nasıl böyleyse en büyük birimi olan devlette de böyle olmalıdır. yani doğru devlet, başında akıllı erdemli insanların olduğu ve bu insanların yiğit olduğu kadar yönettiği halkın ölçüleriyle de uyuşan bir yönetim anlayışında olmalıdır. bir devletin bu tür bir yönetime sahip olması içinse yapılacak şey bir aristokrat yani koruyucu dediği bir sınıf inşa etmektir. işte bu sınıf içerisinde diğerlerine göre daha üstün olan kişi ve ya kişiler yönetici sınıfına geçecektir, daha az üstün olanlar ise üretici yani işçi sınıfına geçecektir. böyle bir düzenin sağlanabilmesi için ise asil yalan denilen bir mit ya da din geliştirilerek tüm toplumun bu yalana inanması sağlanacak ve devlet içerisinde herhangi bir karmaşanın çıkması engellenecektir. peki bu asil yalan nedir: aslında platon bizlerin bugünkü eşitlik anlayışına ters olarak bir sınıf farklılığı ortaya koymuştur. ona göre kimi insanların mayasından altın vardır bu insanlar yönetici önder olacaktır, kimi insanın mayasında ise gümüş vardır bunlar koruyucu (asker de diyebiliriz belki) olacaktır, kimi insanın mayasında ise tunç ve demir vardır bunlarda çiftçi olacaktır. işte burada işin içine tanrı
Yeme-İçme
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,9bin okunma