Harun Küsmüş

Harun Küsmüş
@Harunksm
instagram.com/edebi.notlarrr?... #felsefe #psikoloji #edebiyat
Uluslararası ilişkiler
Gaziantep
Gaziantep, 20 Nisan 1990
118 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Yalnızlık Bahçeleri size çiçekler topladım yalnızlık bahçelerinden biliyorum yolda görseniz tanımazsınız beni, üstelik bende henüz hiç görmedim sizi, size çiçekler topladım; gelincik, papatya ve biraz yasemin, kaçarken nazarımdan adımlarınız.. öleyazdım koşarken peşinizden.. Harun
Reklam
Mucizeyi Beklerken
içimizde biriken rüyalar,         duman mavisi bir hayal         tanışık bir tonla seslenir         gri kaldırımlar,         loş sokaklar.         birike birike yürüyoruz         şehrin caddelerinde,         yüküne yetmeyen         bir mavna gibiyiz         bata çıka yüzen..         kök saldığımız toprak         yağmura doymuş         kayıyor altımızdan,         düşmekle ayakta kalmak         arasındayız         bir mucizeye sarılmak için         kollarımız açık,         bekliyoruz..        Harun
İnkar etmek
gelincik tarlalarını         gölgenle sürerdin,         avuçlarımda birikirken         duası         sonsuz semanın,         tam ortasında gövdenin         kızıl bir gül açardı         etrafına ekşiden tatlıya bir         koku yayardı         hem yakınında, hem uzağında         döner dolaşırdım,         bir tuzağa yaklaşır gibi         uzanırdım bazen sana,         sezerdim uçurumları         dalarken gözlerine..         tüm düşler ve tüm gerçekler         iç içe karışırdı o an,         kala kalmak gibiydi,         zelzele anında olduğun yerde         adımların varlığıma birer         hücumdu sanki,         tek kelimede söylerken         herşeyi,         inkar etmek imkansızdı artık         olanı,         binlerce cümleyle..         Harun
Edebiyat
- Göç Eden Gözler
       uzak hayalleri özlemle anmak        şimdi;        yine çiçekler açarken koynunda,        ve yalnızlık,        boynu bükük kalır karanfil gibi,        bir söz başlar dudaklarının arasında        uçuşur esen rüzgarla        uzak diyarlara göç eder        ve bir türküye dönüşür        yankısı sürer yüzlerce yıl,        taşlar bile bu ahenkte        şekil değiştirir..        uzanırsın bir yerlere        öylesine dalarken gökyüzüne        geride kalmış ve        binlerce defa tekrar etmiş        haylaz delice bir istek,        sarar her yanı        gezer teninde,        soluk soluğa ulaşır,        kopkoyu bir özlem gibi        simsiyah geceye..        bir yolculuk başlar gözlerinde        karanfiller uğrar ellerine,        bir vakit izin gibi,        bir yudum zaman gibi,        çabucak solar,        ve ölüverir ellerinde
-Sıkışmış Zaman
birbiri ardına sıkışmış saatler, ahesteliğe düşkün rahat bir döşek arıyorken şilteler üzerinde uyuyor, dikenler üzerinde uyanıyorum, bazen, bazı zamanlar sokağımdan geçiyorsun, gün aydınlanıyor güneşin penceremde yankısı dolanıyor, o vakit; başlıyor savaşı aydınlık ve karanlığın zambaklar suya doyuyor gün geceye kanıyor havada, cadde ve sokakta kahverengi, tarçınlı bir koku gelip dolanıyor genzime, zemini kayıyor içimin, ıslak çatılardan düşüyor kumrular isli bir duman sarıyor her yanı duvarları kirleniyor sokağın kaldırımlarda nemli bir ıslaklık ve işte sonbahar.. Harun
Reklam