H.

H.
@Harunkursatsezer
Rastgele yaşadığımıza göre varoluşunun yönünü önceden saptamayan kişi eylemlerini ayrıntılarıyla düzenleyemez. Bütünün tasarımı kafasında olmayanın, öğeleride elinde bulundurması mümkün değildir. Ne resmi yapacağını bilmedikten sonra, renkleri biriktirmek neye yarar? Hiç kimse hayatının genel resmini yapamıyor bunu ancak adım adım düşünüyoruz.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görünmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanmadiktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımiza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul degil miydi?