Harun

Harun
@Harunmis
MEB'de Edebiyat Öğretmeni
Antalya
Antalya
11 okur puanı
Ağustos 2023 tarihinde katıldı
Gazze
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Oburların sofraya üşüştükleri gibi, yabancı milletlerin üzerinize çullanacakları zaman yakındır!” Orada bulunanlardan biri, “O gün sayıca az olacağımızdan mı (bu böyle olacak)?” diye sordu. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle cevap verdi: “Hayır. Bilakis o gün siz kalabalık olacaksınız! Ancak sizler bir selin getirip yığdığı, hiçbir ağırlığı olmayan çer-çöp gibi olacaksınız. Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı korku duygusunu çıkaracak ve kalplerinize vehn atacak!” Bunun üzerine, “VEHN de nedir ey Allah'ın Resûlü?” denildi. O da şöyle buyurdu: “Aşırı dünya sevgisi ve ölümden nefret etmektir.” (Ebu Davud, 4297.)
Din
Reklam
Ribâ (fâiz) yiyenler, (kabirlerinden) ancak kendisini şeytan çarpmış ( cin tutmuş, delirmiş bir) kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu (ceza) onların "Alım satım da (zaten) fâiz gibidir." demelerindendir. Hâlbuki Allah, (hilesiz ve aldatmasız yapılan) alışverişi helal, fâizi haram kılmıştır. Kime Rabbinden bir öğüt gelir de (faizden) vazgeçerse geçmişteki (haram olmadan evvel aldığı) onundur ve (affedilme) işi Allah'a aittir. Kim de tekrar (faize) dönerse onlar ateş ehlidirler ve hep orada kalacaklardır. (Bakara, 275) Allah, faiz (ile gelen) i mahveder, sadaka(sı verilen mal) ları da arttırır. Allah, (haramı helal sayan ve onda ısrar eden) nankör ve günahkârların hiç birini sevmez. (Bakara, 276) Eğer (bu faizi terk etme işini) yapmazsanız Allah'a ve Resûlü'ne savaş açtığınızı bilin. Eğer (faizin her türlüsünü alıp verme hususunda) tevbe ederseniz ana paranız yine sizindir. Ne haksızlık yapmış ne de haksızlığa uğratılmış olursunuz. (Bakara, 279)
Din

Harun

, şu anda okuyor
10/10
·%74 (296/400 syf.)·
Beğendi
Aliya İzzetbegoviç
9.1/10 · 4.551 okunma

Harun

, bir kitap okudu
Puan vermedi·232 syf.·
10 günde okudu
·
2023 12. kitabı
Jules Payot
7.7/10 · 38,5bin okunma
İhlâs-Riyâ
Kıyamet gününde insanlardan hesabı ilk görülecek olan şehit olmuş bir kimsedir. Allah'ın huzuruna getirilir. Allah, ona verdiği nimetleri sayar, o da kavuştuğu bütün nimetleri itiraf eder. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak ona: "Verdiğim bu nimetlere karşılık ne yaptın diye sorar? O da: "Senin uğrunda savaştım ve şehit oldum der." O zaman Cenâb-ı Hak: "Yalan söylüyorsun, sana cesurdur desinler diye savaştın. Nitekim hakkında bu söz söylenmiştir." buyurur. Sonra verilen emir üzerine yüzüstü sürüklenerek Cehenneme götürülür. İkincisi: İlim öğrenip öğretmiş ve Kur’an okumuş bir kimsedir. Bu da Allah'ın huzuruna getirilir. Allah, ona verdiği nimetleri sayar, o da elde ettiği nimetlerin hepsini itiraf eder. Cenâb-ı Hak: "Verdiğim bu nimetlere karşılık ne yaptın?" diye sorar. O da: "İlim öğrendim, öğrettim ve senin için Kur’ân okudum." der. Allah(c.c): "Yalan söylüyorsun. İlmi sana âlim desinler diye öğrendin. Kur'ân'ı sana okuyucu desinler diye okudun. Zaten bu sözler senin hakkında söylenmiştir." der. Sonra verilen emir üzerine yüzüstü sürüklenerek Cehenneme götürülür. Üçüncüsü: Allah'ın kendisine genişlik verdiği ve çeşit çeşit mal nasip ettiği zengin kimsedir. Huzura getirilir. Allah, ona verdiği nimetleri hatırlatır. O da hepsini itiraf eder. Bunun üzerine Allah(c.c): "Verdiğim bu nimetlere karşılık ne yaptın?" diye sorar. O da: "Kendisine infâk edilmesini sevdiğin her hususta ben mutlaka senin rızan için malımı infâk ettim." diye cevap verir. Cenâb-ı Hak: "Yalan söylüyorsun. Sen, bunları sana cömert desinler diye yaptın. Nitekim hakkında bu söz söylenmiştir." buyurur. Sonra verilen emir üzerine yüzüstü sürüklenerek Cehenneme atılır. Hadîs-i Şerif, Ebû Hüreyre (r.a)
Din
Reklam