... ne olmuştu da ceddimiz bir anda Batı'nın fersah fersah gerisinde kalmıştı?
Türkiye'de bu soruya verilen cevaplar genelde siyasî görüşe göre şekillenmekte. Devleti kutsal gören bir anlayış, gücün paylaşılması yönündeki tüm girişimleri suçlarken ("devlete şirk koşulmaz" ekolü), laik gelenek kabahati İslam dininde bulmakta ısrarcı ("Arapların dinini aldık, geri kaldık" ekolü). İslamcılara da suçu hızlı Batılılaşmaya ve özünü/geleneğini kaybetmeye atmak kalıyor haliyle ("bir gecede cahil kaldık" ya da "özümüzden koparıldık" ekolü). Dünyanın hiçbir yerinde teveccüh görmeyecek seviyede indirgemeci olan bu basit argümanların, yüzyıllarca süren siyasî ve sosyo-ekonomik açıdan çetrefil bir süreci açıklamaya yetmeyeceği aşikâr.