Hasan Almammadov

Hasan Almammadov
@HasanAlmammadov
Ya siz sevginin nə olduğunu həqiqətən bilmirsiniz, ya da mən güclü insan deyiləm.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bazen iyileşmek istemeyiz. Çünkü çektiğimiz acı kaybettiğimiz şey ile aramızda kalan son bağdır
Amaclarına ulaşmak için birinci Dünya Savaşı’nı başlattılar. Amaçları, Rusya’da Çar’ı zayıflatarak ateizmi ve komünizmi hakim kılmaktı. Britanya İmparatorluğu ile Almanya İmparatorluğu arasında gerginliği artırarak savaşa zemin hazırladılar. Birinci Dünya Savaşı sonrasında, komünist bir düzen inşa ederek tüm hükümetleri yıkabilecek güçte ve tüm dini düzenleri zayıflatabilecek bir yapı oluşturmak istiyorlardı. Ardından, ikinci Dünya Savaşı’nı çıkarmaları planlanıyordu. Bunu gerçekleştirmek için faşistler ile siyonistler arasında savaşla sonuçlanacak bir çatışma oluşturmalıydılar. Adları NAZİ olacak faşistleri savaş sonunda yok edecek ve savaş sonrası Filistin’de bir siyonist devlet kurulacaktı. Üçüncü Dünya Savaşı’nı çıkarabilmeleri için, İslam dünyasının liderleri ile siyonistler arasında ortaya çıkan anlaşmazlıklar üzerinden gerginlik yaratacaklar; bu kargaşa içerisinde, diğer milletleri fiziksel, ahlaki, ruhsal ve ekonomik olarak çökmeye zorlayacaklardı. Bu savaş, Müslüman dünyası ile İsrail devletinin birbirlerini yok edecekleri şekilde tasarlanmalıydı. Nihilistlerin ve ateistlerin etkilerinin artması hedefleniyordu. Üçüncü Dünya Savaşı sonrasında ise dinler ortadan kalkacak, ateizm egemen olacak ve müthiş bir sosyal çöküş tetiklenecekti. Böylece, bu kanlı kargaşa ve vahşetin doğurduğu korku içinde mutlak ateizm etkisi ortaya çıkacaktı.
Peşinden kaçtığımızda uzaklaşan, durup fark ettiğimizde ise yanı başımızda beliren duygu mutluluktur. Onu hep bir yerlere saklanmış, ulaşılması zor bir şey gibi düşünürüz. Bir başarıya, bir ilişkiye ya da bir hedefe bağlarız mutluluğu. “Şunu elde edersem mutlu olacağım,” deriz. Oysa mutluluk, elde edilen şeylerde değil, yaşanan anın içinde saklıdır. Bir kahvenin tadını çıkarırken, güneşin doğuşunu izlerken ya da sevdiklerimizle bir anı paylaşırken mutluluk zaten oradadır. Anın farkında olduğunda, sen de mutlulukla beraber orada olacak ve onu hissedeceksin. Fakat onu geçmişte ya da gelecekte aradığın sürece, yanı başında olduğunu fark edemeyeceksin. Gerçek şu ki mutluluk, varılacak bir hedef değildir. Yolculuğun kendisidir.
Beni Candan Usandırdı - Fuzûlî
Beni candan usandırdı, cefâdan yâr usanmaz mı? Felekler yandı ahımdan, murâdım şem’i yanmaz mı? Gamım pinhân dutardım ben, dediler yâre kıl rûşen, Desem ol bî-vefâ bilsen, inanmaz mı, inanmaz mı? Vefâsızlık, cefâsızlık, ezelden şîve-i yârdır, Garaz bir bâd-ı savmâdır, sarây-ı aşkı yıkmaz mı? Dehân-ı tir şevkinden nice âh etmedim kimse, Hikâyet bir midir kim ok, değip bir câna çıkmaz mı? Ne gam pür-âl emelsin sen, anınçün gamzelerin rahşan, Hare bahr-i gamımdır kim, nihân deryâda sakmaz mı? Gül-i ruhsarına karşu gözümden kanlı akar su, Habîbim fasl-ı güldür bu, akar sular durulmaz mı? Fuzûlî râh-ı aşkın bendine canlar fedâ kıldık, Bu bâğ-ı dâğ-râhında bir gülistan açılmaz mı?