En kötü kabus bile iyidir hayatın kendisinden. İlk cinayetlerimden sonra görmüştüm birkaç gece, ellerimle boğduğum adamın renk değiştiren yüzünü rüyamda. Ama sonra uyandığımda, tükürüklerini bulamayınca ellerimde, anladım hiçbir şeyin hayat kadar kötü olmadığını... Ben bile değildim...
Sebahattin Ali.... Canı Aliye... Ruhu Filiz... Sadece aşk mektupları değil aslında kitapta olanlar... Bir dönemin tarihi... Zor memurluk ve hapis yılları... Bir yandan da geçim derdi... Sebahattin Ali'nin en büyük şamsı olarak nitelendirdiği büyük aşkı Aliye ile nişanlanma, evlilik ve sonrasındaki safahaı anlatan ve dönemdeki olayları da genel hatlarıyla gözler önüne seren, bazı yerlerinde bizzar Sebahattin Ali'nin kendi yazısını görebileceğiniz hoş bir eser...
uzaktan seviyorum seni
kokunu alamadan,
boynuna sarılamadan
yüzüne dokunamadan
sadece seviyorum
…
öyle uzaktan seviyorum seni
elini tutmadan
yüreğine dokunmadan
gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
şu üç günlük sevdalara inat
serserice değil adam gibi seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni
yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden
en çılgın kahkahalarına ortak olmadan
en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan
öyle uzaktan seviyorum seni
kırmadan
dökmeden
parçalamadan
üzmeden
ağlatmadan uzaktan seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni;
sana söylemek istediğim her kelimeyi
dilimde parçalayarak seviyorum
damla damla dökülürken kelimelerim
masum beyaz bir kağıtta seviyorum
CEMAL SÜREYA