"Merhaba beyaz gemi, ben geldim, ben!" derdi. "Her zaman yolunu gözleyen, sana dürbünle bakan ben idim!" O zaman gemideki insanlar da şaşırarak, o harikayı görmek için koşup geleceklerdi. Ve yine o zaman gemici babasına seslenecekti: "Selam baba! Ben senin oğlunum, seni görmeye geldim!" -"Sen nasıl benim oğlum olursun, yarı insan, yarı balıksın!" -"Sen beni gemiye çıkar, senin oğlun oluveririm!" -"Çok tuhaf! Pekâlâ, gel de görelim!" Babası ağ atıp onu sudan çıkarır, güverteye alırdı. Orada o, yine insan-çocuk oluverirdi. Sonra.. ya sonra? Sonra beyaz gemi yoluna devam ederdi. O babasına başından geçenleri, bütün bildiklerini anlatırdı. Yaşadığı dağları, o sevgili kayalarını, akan çayı, ormanı, dedesinin yaptığı gölcüğü ve orada balık gibi gözleri açık yüzmeyi öğrendiğini...