Strateji ile teoloji, Pers gerçekliği ile Şiî idealizmi kafa kafaya vermiş, Bosna'da sessiz ve derinden emperyal bir hamle için kolları sıvamıştı. Hiçbir ama hiçbir devletin olamadığı kadar İran, resmî-gayrıresmî, Bosna'daydı. Parasıyla, personeliyle, projesiyle, performansıyla. Sözgelimi Türkiye'nin Bosna Büyükelçiliği Bosna değil, Hırvatistan'daydı. Türkiye anca Zagreb'e kadar gidebilmişti, içeriye bir tane memur sokmayı bile becerememişti ama İranlı diplomatlar, casuslar, subaylar Bosna' İnşa bütün şehirlerinde vazifelerinin başındaydılar. Kemalizm ile Humeynizm arasındaki fark burada kristal bir avize kadar parlaktı. İddiasız, kof, paspal bir ideolojiye karşı genç Şiî Cumhuriyeti'nin Pasdar dinamizmi havada karada nal toplatırdı.