"Iki sey, üzerine sik sik egilip israrla düsünülürse, insanin ruhsal yapisini hep yeni, hep artan bir hayranlik ve korkung saygiyla dolduruyor:
Üzerimdeki yildizli gök ve içimdeki ahlâk yasasi."
Yalnizca baskasinin iyiligini düsünerek yaptigimiz tüm eylemlerde özveride bulundugumuzu, kendi çikarlarimizi geri plana attigimizi düsünürüz, bu koca bir yalandir. Çünkü istisnasiz her durumda kendi içimizi rahatlatma güdüsü ön plandadir.