Hasret

Hasret
@Hasretksg
“Hayat, anladığımız kadarıyla değil; anlamaya çalıştığımız kadarıyla vardır.” Fernando Pessoa
17 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
7/10
·424 syf.··
2026 1. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 23:38
Canan Tan'ın kitaplarında beni en çok etkileyen şey, aşkı sadece iki insan arasında yaşanan bir duygu olarak anlatmaması oluyor. Bu kitapta da sadece bir aşk hikâyesi okumadım; organ nakli, vicdan, kayıp ve insanın kalbiyle olan bağı da çok güzel işlenmişti. Özellikle kalp nakli konusu bence kitabın en etkileyici kısmıydı. Bir insanın kalbi başka bir bedende atmaya devam ederken, o kalpte eski duygulardan bir iz kalır mı diye düşünmeden edemedim. Kitabın dili çok akıcıydı, sayfalar hızlı ilerledi. Bazı yerlerde fazla dramatik gelse de duygu bana geçti. Deniz ve Arda'nın hikâyesi beni merak ettirdi ve sonu da beklediğimden farklıydı. Canan Tan'ın kalemi zaten çok samimi ve sade. Okurken karakterlerin yaşadığı duyguları hissedebiliyorsunuz. Aşk romanı sevenler için okunabilecek güzel kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum.
En Son Yürekler ÖlürCanan Tan · Altın Kitaplar · 201223,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·%31 (65/208 syf.)·
Fyodor Dostoyevski’nin Beyaz Geceler romanının birinci gece bölümünü okurken ilk başta açıkçası biraz sıkıldım. Çünkü anlatıcı uzun uzun kendi yalnızlığını ve düşüncelerini anlatıyor. Başlarda olayların yavaş ilerlemesi benim için biraz zorlayıcı oldu. Ama ilerledikçe anlatıcının nasıl bir insan olduğunu daha iyi anlamaya başladım. Kendini hayalperest biri olarak anlatması ve çoğu zaman insanlardan uzak, kendi hayal dünyasında yaşaması bana biraz hüzünlü geldi. Çünkü insanın böyle yalnız hissetmesi gerçekten üzücü bir durum. Birinci gecede anlatıcı gece yürürken köprüde ağlayan Nastenka ile karşılaşıyor ve aralarında bir konuşma başlıyor. İki yabancı insanın bir anda böyle konuşmaya başlaması bana ilginç geldi. Anlatıcının iyi niyetli ve duygusal biri olduğu da bu bölümde açıkça görülüyor. Ama kitabı okurken benim en çok dikkatimi çeken şey Nastenka’nın davranışları oldu. Açıkçası bazı yerlerde ona sinirlendim. Çünkü anlatıcıya umut veriyor ama sonunda onu gerçekten yarı yolda bırakıyor. Anlatıcı zaten yalnız ve duygusal bir karakter olduğu için bu durum bana oldukça üzücü geldi. Bu noktada aklıma Ali ibn Abi Talib’e atfedilen bir söz geldi: “Öl ama kimseye boş yere ümit verme.” Bence bu söz romandaki durumu çok iyi anlatıyor. Çünkü bir insana umut verip sonra o umudu kırmak gerçekten büyük bir hayal kırıklığına sebep olabilir. Genel olarak birinci gece bölümü bana yalnızlık, umut ve insanın anlaşılma isteği gibi duyguları düşündürdü. Başta biraz sıkılsam da ilerledikçe hikâyenin duygusu beni daha çok içine çekti.
1000Kitap
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102bin okunma