Hatice Elveren Peköz

Hatice Elveren Peköz
@Hatayli
Hatice Elveren Peköz'ün ilk kitabı, Zakkum Çiçeğim Mihri’ 2009 da, 2010 yılında çıkan Yeminli Kitap izledi. Ve Tanrı Aşkı Yarattı kitabı ile Barışa öyküler, Asiye Gün indi” adlı kitaplarda ortak imzası var. Peköz ayrıca senaryo hikayeleri yazıyor.
Yazar
Açıköğretim
Dörtyol / Hatay
Altınözü / Hatay, 17 Eylül
23 okur puanı
Nisan 2016 tarihinde katıldı
10/10
·138 syf.··
Beğendi
·
2017 2. kitabı
Küllerdeki Resimler Canım annem benim! “Vicdan sahibi olmanın başlıca kuralı adaletli yapıcı ve paylaşımcı olmaktı. İnsan olmanın ilk koşulu ise hoşgörülü merhametli ve adil olmakla başlar” derdi. O, aç insanlar kadar aç olan bütün canlıları düşünürdü. Sofrada çok zaman ekmek parçacıkları bulundurur, pencere kenarı duvar diplerine ekmek kırıntıları bırakırdı. Kışlar sert ve soğuk geçerdi bizim oralarda. Oysa sevgili anemin varlığıyla sıcacık olurdu küçük yuvamız. Şimdi ise küllerdeki resimler, öykülerin saklısında kaldı. Yaşamımı şekillendiren, renklendiren ve izdüşümde kalan mutluluk resimleri… O ise, içinde bulunduğu şartlara göre haillerini, umutlarını, özlemlerini, düşlerini, kırıklıklarını, hayallerini ve çocuklarının mutlu geleceğini çizerdi küllere. Sonra umudu vaat eden öyküler anlatırdı. Onun küllere çizdiği resimlerle, evimiz bir cümbüş bir şenlik havasına dönüşürdü. Resimlerin, her mevsimde bir başkaydı rengi. Bir ressamın tablosundan çıkmışçasına manalı bir derinliğe sahipti. İnsanın düş ve hayal gücümüzü genişleten, masalsı düş dünyasının kapılarını aralayan ve ressamları bile kıskandıran, anlatım gücüne sahip olan imzasız resimler…
Yeminli KitapHatice Elveren Peköz · İkinci Adam Yayınları · 20101 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Hatice Elveren Peköz

, bir kitap okudu
10/10
·80 syf.·
Beğendi
·
2017 7. kitabı
Tomris Uyar
7.3/10 · 2.759 okunma

Hatice Elveren Peköz

, bir kitap okudu
10/10
·552 syf.·
Beğendi
·
2017 6. kitabı
Tamara McKinley
8.2/10 · 197 okunma
Bir Yol Ayrımı
Adam: “bizim aşkımız, tıpkı filmlerdeki gibi değil miydi? Kadın; “ya ne demesiniz!” dedi. Adam; “O günden sonra sizi ne çok düşümdüm, bilemesiniz” diye ekledi. Sonra, Yarı esprili bir ifadeyle; “şiirlerinizi yeniden bana okumanızı benim için yazmanızı ne çok isterdim” diyerek, şiir gibi konuşuyordu. Bir ara ikisi arasında kısa bir sessizlik oldu. Sonra adam; “Dilara Hanım, biliyor musunuz? Doktorlar; yakın zamanda öleceğimi söylüyorlar. “Yalnızca üç ay bir ömrüm kalmış,” diyor biri. Fazla uzun yaşayamazmışım. Ya kışın ortasında bitermiş, ya da bahara çıkmazmışım! Ah baharda ölmek, sizce haksızlık değil mi? Oysa sonbaharda öleceğimi düşünürdüm” derken, birden masumlaşıverdi gözleri… Kadın adamın söylediklerini pek ciddiye almamıştı. Onun yine bayat şakalarından birini yaptığını düşündü. Ona; “güle güle ölebilirsiniz. Fazla düşünmeyin, üzülmeyin lütfen. Ardınızdan helvanızı yapar, Yasinler okuturum! Bir de zahmet olmazsa oradaki yakınlara da selamımı söyleyin”, diye bir de espri yaptı. Adam; “anlaşıldı, demek ki bana inanmıyorsunuz? İki gözüm, size öleceğim diyorum, üç ay ömrüm kaldığını söylüyorum. Siz hala kayıtsızca, bir de dalga geçiyorsunuz! Ölürsem üzülmez misiniz yani? Biliyorum, bana çok kırgınsınız! Bunun için üzgünüm! Yaşadığımı anlatsam yıllar, yollar yetmezdi. Yazık, size tam da kavgaların ortasında rastlamak talihsizlikti!”
Sayfa 53 - İkinci Adam Yayınevi·Kitabı okudu