“Kendimize hep içeriden bakmaya mahkûmken ve hayatımız genelde bir süreklilik barındırırken, dönüm noktalarını yaşadığımız anlarda bunları fark edebilir miyiz? Yoksa ancak zaman geçip, taşlar yerli yerine oturunca mı geçmişimizde yaşadığımız kırılmalar görünür hale gelir?”
Mutlu olmak arzusu doğal bir içgüdü mü, yoksa kültürel olarak “icat” edilen ve bize “dışarıdan” empoze edildiğinin farkında olmadan içselleştirdiğimiz bir hedef mi?
-Hakir gördüklerimizden nefret edemeyiz.
- Amerikalılar sıkı kinci değillerdir, çünkü onlar kendilerini bütün diğer uluslardan daha üstün zannederler.
-Eğer Amerikalılar yabancılardan tüm kalpleriyle nefret etmeye başlarlarsa, bu durum Amerikan halkının kendi yaşam tarzına duyduğu güveni yitirmiş olduğunun bir isareti olacaktır.