Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Artık o namaz kılındı mı yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan arayın." Cuma Suresi 10. Ayet
Kim namazdan sonra rızkını elde etmek için yola koyulursa çalışmasının meyvesini elde eder ve kim tembellik yapar ve rahatını bozmazsa mahrum kalır.
Kim olursa olsun sırtını Allah'a döndüğünde elinde kalan tek şey kocaman bir "perişanlık" oluyor. Bu yüzden, dua ederken tavrımız doğru değilse, bu bizi Allah'tan uzaklaşmaya götürebilir.
Subhanallah! Allah'ın bize ihsan ettiği ve bizim kesinlikle ihtiyacımız olan, onlarsız yaşayamayacağımız o kadar çok şey var ki. Ve Allah hiç durmadan veriyor, veriyor, veriyor. Anlamaya çalışıyorum; "Nasıl olur da bana onu vermez? Nasıl olur da şu duamı cevapsız bırakır?" diyerek Allah'ın bize vermediği şeyleri düşünmektense, sürekli benim için ve sizin için ihsanda bulunduğunun farkına varabilsek... Rabbimiz buyuruyor; "Külle yevmin hüve fî şe'n" (Rahman Suresi 55:29)" Her gün size ihsanda bulunmaktadır. Dolayısıyla biri duasından ötürü perişan, üzgün yahut kötü bir ruh halindeyse, belli ki Allah'ın onun için sürekli yapmakta olduğu ihsanların farkında değil.
Kelâmcılar, "imanı muhafaza etmek, kazanmaktan zordur" derler ki, işte iradenin yaptığı da bu zor işi gerçekleştirmek, Allah'ın bir lütfu olan imanı korumak ve kuvvetlendirmektir, denebilir.