Subhanallah! Allah'ın bize ihsan ettiği ve bizim kesinlikle ihtiyacımız olan, onlarsız yaşayamayacağımız o kadar çok şey var ki. Ve Allah hiç durmadan veriyor, veriyor, veriyor. Anlamaya çalışıyorum; "Nasıl olur da bana onu vermez? Nasıl olur da şu duamı cevapsız bırakır?" diyerek Allah'ın bize vermediği şeyleri düşünmektense, sürekli benim için ve sizin için ihsanda bulunduğunun farkına varabilsek... Rabbimiz buyuruyor; "Külle yevmin hüve fî şe'n" (Rahman Suresi 55:29)" Her gün size ihsanda bulunmaktadır. Dolayısıyla biri duasından ötürü perişan, üzgün yahut kötü bir ruh halindeyse, belli ki Allah'ın onun için sürekli yapmakta olduğu ihsanların farkında değil.
Kelâmcılar, "imanı muhafaza etmek, kazanmaktan zordur" derler ki, işte iradenin yaptığı da bu zor işi gerçekleştirmek, Allah'ın bir lütfu olan imanı korumak ve kuvvetlendirmektir, denebilir.
İslâm, "Amaç, aracı meşrû kılar" lkesini kabul etmez. Bilakis gayenin şerefli, vesilenin de temiz olmasını öngörür. Şerefli bir gayenin gerçekleşmesi için mutlaka temiz bir vesileye başvurulmalıdır. İslâm, hakka, bâtıl yollarla ulaşılmasına asla razı olmaz. Allah güzeldir, ancak iyi ve güzel olanı kabul eder.