Vakıf kültürü, veren ve alan tüm eller arasındaki dengenin kurulmasına katkı sağlar. Mal bakımından veremeyecek olanın ilim, sevgi, zaman bakımından verebilmesi için ortam oluşturur.
Diken ve Karanfil beni aldı 80 li yılların Gazze'sine götürdü.
Kamplarda pek çok yokluğun içinde direniş ruhunun nasıl filizlendiğini hissettim, çocukların daha bebekken bile özgürlük ninnileriyle büyütüldüğü coğrafyayı yaşamış gibi oldum.
Doğal bir dille yazılmış kitap, Ahmed'in ailesinin içinde Mahmud'un şahsında FKÖ bakış açısını, İbrahim'in şahsında İslami Direniş ve Hamas çizgisini, Hasan ile yolunu şaşırmış, İsrail'e Ram olmuş işbirlikçi karakterleri tanıtıyor bize. Aile içindeki sohbetlerde herkes hararetli bir şekilde düşüncelerini savunurken güçlü bir anne figürünün etkisiyle bir arada duran, dağılmayan kardeşleri görüyoruz.
Kitabın en önemli kahramanı İbrahim gibi görünse de arkada sürekli aileyi korumak, evlatlarına sahip çıkmak için çırpınan annenin asıl kahraman olduğunu görebiliyoruz. Her bir evladını düşünen, doğru yoldan sapmamaları için emek veren bir anne...
Ve öyle bir coğrafya ki dinleri ve vatanları için canlarını feda etmekten çekinmeyen , zindanlara atılıp işkence gördükten sonra bile davalarından vazgeçmeyen gençlerle dolu. Kitabı okuduğunuzda bugünün Gazzesini daha iyi anlıyorsunuz. Hiçbir başarı durup dururken olmuyor.. Rabbim onları zalimlerin elinden kurtarsın. İşgalin bittiği günleri görmeyi hepimize nasip etsin inşallah...
Aliye Özkul Yılmaz büyük emek vererek yazdığı bu kitap beni çocukluğuma götürdü.
Bahsedilen isimlerin çoğunu tanımasam bile kulağımdaki tanıdık tınıları hatırlatan eseri ilgiyle okudum.
Küçük bir ilçe olan Emet'in bünyesinde ne kadar çok değerli insan yetişmiş. Ne kadar çok hafızımız varmış. Bu öncü erkek ve kadın hocalar o zor dönemlerde nasıl fedakarlık yapmışlar.
Allah hepsinden razı olsun. Bu bilgileri toplayıp geleceğe aktaran Aliye hanımdan da Rabbim razı olsun. Çalışmalarında muvaffakiyetler dilerim.