Hatice..iqra

Hatice..iqra
@HaticeKrk7
Okumayı,yazmayı,düşünmeyi,öğrenmeyi çok seven,3 evladın emanetçisi bir anne...
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
kalp çirkinliği bir süre sonra gerçekten insanın yüzüne yansıyor. fiziksel olarak çirkin olmaktan bahsetmiyorum, yüze çöken o karanlık, iticilik
1000Kitap
Hatice..iqra
Mesela netanyahu
Her tanışmayı bir ayrılma say. /796. İnceleme
10/10
·134 syf.··
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 16:40
Bitti. Bir kitabı bitirmiş gibi değil de dostlar sofrasında yemek yemiş gibiyim şimdi. Ve uzun zamandır böylesi güzel bir yemek yememiştim. Hiç bu kadar güzel insanı aynı kitapta görmemiştim. Bazı güzellikler vardır anlatamazsın, hangi cümleyi kursan eksik, hangi benzetmeyi yapsan yetersiz kalır. Yalnız insanlar mı, çocukluğumdan bildiğim mekânlara da gittim: “Kastamonu’dayız. Kalenin yamaçlarında, Ali Emre’nin doğup büyüdüğü ahşap ev. Uzakta, Dönüp Bakınca, Şarki, Yangın, Afife, Tay Huylu Gelinler ve Lirik Kızlar Konağı gibi o unutulmaz şiirlerin kaynağı.” Öyle bir “hız ve haz” çağında yaşıyoruz ki biraz durup nefes almaya, etrafımızdaki güzellikleri görmeye vaktimiz kalmıyor. Dur! diyor İbrahim Tenekeci, yürüyerek varacağın birçok yere koşar adım yetişemezsin. Cahit Zarifoğlu düşüyor aklıma, “Bir ömür boyu koşarsın, yetiştiğin sadece nasibindir.” Çok da acele etmemeli, lezzetini ala ala, dost meclislerinden geçerek, şiir gibi kitaplardan içerek ilerlemeli. Tam da öyle bir arayıştaydı ruhum. Hani derler ya, “İlaç gibi geldin,” İbrahim Tenekeci, Hak Sahipleri onun on iki yıl boyunca bir klasörde biriktirdiği yazılarından oluşuyor. Bir insanın hayatına on iki yılda ne kadar güzel insan sığabilirse o kadar sığmış. Nasıl güzel yaşanırsa on iki yıl, öyle güzel yaşanmış! “... dünyanın en iyi tarafı, bir gün bitecek olmasıdır.” Daha kapağı açar açmaz Ahmet Hamdi Tanpınar çıkıyor karşıma, “Günün birinde, kendimi, edebiyattan başka bir işe yaramaz buldum,” diyor Yaşar Nabi’ye yazdığı bir mektupta. İşe yaradığı konuda en iyisi olduğunu bilmeden… “Dün annemin mezarına gittim. Kar yağıyordu.” İki cümle ile yerle bir ediyor Ahmet Kekeç, annemiz bize kar yağsa dayanamazdı değil mi? Oysa annesizlik de bir kar, yitiren kim varsa ağustosun sıcağında dahi yağıyor üzerine. Koşsaydım yetişirdim, diyor
Hak Sahipleriİbrahim Tenekeci · Muhit Kitap · 0175 okunma
Hatice..iqra
Ne kadar güzel bir inceleme yazısı..Duygulandırdı, düşündürdü. Teşekkür ederim 🌷
“Şaheser” mi yoksa “şişirme” bir kitap mı?
Puan vermedi·208 syf.··
2026 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 16:22
“Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe.” Bitti... İki saatte bitebilecek bir kitaptı ama günlerdir onunla yaşadığımı fark ettim. Bitirdiğimde bir fikir sahibi olurum diyordum, şimdi bir yük kaldı sırtımda. Tamamlanırım dedikçe eksik kaldım. Bitiririm dedikçe yittim. Oysa daha başından belliydi sonunda ne olduğu, “Hemen söyleyeyim, bu kitabın sonunda başkahraman ölüyor. Hatta sonunda bile değil, daha ortasında…” Ve şu gerçek tokat gibi çarptı suratıma: “Bazı hikâyeler doğumla değil ölümle başlar.” Ne zaman ölür insan? Bedenin toprak altına girmesi bir ölüm için yeterli midir? “Babam bir bahçe.” Güçlü bir metafor değil mi? Belleğimiz de bir bahçe aslında. Unutmaya çalıştıkça filizlenen, kurutmaya çalıştıkça yeşeren. Sahi, unutabildik mi yitirdiklerimizi? Hele ki bu yitip giden bir “babaysa”. Hâsılı kelam, baba eşsiz bir gölgedir, der M. Kemal Sayar, hesap sorar Nermin Yıldırım, “Baba, beni neden sevmedin?” Ve hüzün doludur Şükrü Erbaş’ın tanımı, “Anne gam yükü, baba bir boşluk fotoğrafıydı.” Yitip gitmeden anlayamıyoruz kimi zaman sevdiklerimizin değerini, yitip gitseler bile sevdiklerimiz her zaman sevmiyor bizi. Zordu okumak, bir ölümü anlatıyor sanmıştım, ölümle ölünmediğini her sayfada anladım. “Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hâlâ var olduğumuz söylenebilir mi?” “En azından guguk kuşunun ötüşünü duyacak mıyım?” Öleceğinizi öğrenseniz, bu dünyaya dair neyi göremeyecek oluşunuz üzerdi en çok sizi? Dokunmadan kitabında okumuştum, “Ölecektim. Öyle yaşlanıp elden ayaktan kesilince değil üstelik, bugün yarın. Belki yeni bir mevsim göremeden, tek bir yeşil erik daha yiyemeden, kıymetli defterimin sonuna gelemeden...” Ölene mi zor ölüm yoksa arkasında bakakalana mı? Sizin hiç babanız öldü mü diye sorar Cemal Süreya, “Benim bir kere öldü, kör oldum,” diye devam eder.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma
Mikail Balcı isimli okura yanıt verildi
Hatice..iqra
Bir kitabı okuyacağım zaman hemen 1K incelemelerine bakıyorum. Sizin incelemeniz varsa bu benim için daha değerli oluyor. Siz yazmaya devam edin. Okuyan var 🪻