akan gözyaşı kurur.
o unutamadığın, artık hatırlamadığın olur.
hayal dediklerin gözünün önüne gelir, yaşantın olur.
olmaz dersin, tanıdığın biri yabancı olur. yabancı, birden "kalbin" olur. dün düştüğün yer, bugün dik yürümene sebep olur.
sonra düştüğün yerin adı, "iyi ki yaşamışım." olur. kızarak yaşarsın ama... "neden ben?" diyen isyanların, seni sen yapmaya vesile olur. şimdi hayat kötü diyorsun. bir gün aniden güzel olur, sana tüm kötülükleri unutturur...
Sen yokken hayat yeterince ince davrandı düştüm, kalktım yoruldum seni aradım, sen yoktun seni aradım, bahçede Çiçekler soldu seni aradım. Sokakta yürüdüm yoktun.
"Bazen hayal ediyorum. Senin düşündüğünün aksine erkek çocuğu değil, kız çocuğu isterim hatta bir keresinde rüyamda görmüştüm. Yeşil gözleri vardı, sarı saçları. Hayatımda gördüğüm en güzel ikinci kız çocuğuydu. O günden sonra bir kızım olsa nasıl olabileceğini düşündüm ama sonra hayal kurmak Koza'ya
yakışmaz, deyip vazgeçtim..."
Ah Nijad
Hasret beni cayır cayır yakarken
Bedenimde buzdan bir el yürüyor.
Hayaline çılgın çılgın bakarken
Kapanası gözümü kan bürüyor.
Dağda kırda rasgetirsem bir dere
Gözyaşlarım akıtarak çağlarım.
Yollardaki ufak ufak izlere
Senin sanıp bakar bakar ağlarım.
Güneş güler, kuşlar uçar havada,
Uyanırlar nazlı nazlı çiçekler..
Yalnız mısın o karanlık yuvada?
Yok mu seni bir kayırır, bir bekler?
Can isterken hasret odiyle yansın,
Varlık beni alil alil sürüyor.
Bu kaygıya yürek nasıl dayansın?
Bedenciğin topraklarda çürüyor!
Bu ayrılık bana yaman geldi pek,
Ruhum hasta, kırık kolum kanadım.
Ya gel bana, ya oraya beni çek,
Gözüm nuru oğulcuğum, Nijad'ım!
Recaizade Mahmut EKREM