2 okunması olan kitabımızın tek incelemesi Sahaftan topladığım eski kitaplardan birisi, 1972 Basım tatliş bir eser. Bir aşk romanı olduğu kadar çözümleme romanı da. Karısı ile sevgilisi arasında tercih yapamayan bir adamın yaşadıklarını bir polisiye romanı heyecanında ve aşk güzellemeleri tadında sunar.
Gazeteci olan karakterimizin bit büyü olayı için gizemli kasabaya gitmesi ve orada aşık olması ile başlar. Sonrası kendini gerçekleştiren kehanet gibi gelişiyor. Büyüye inanıp, inanmamak gibi konuşmalardan geçtikten sonra sorguladığı şeye inanması ve kaderini o çizgiye getirmesi. Mesela fal için olan bir görüş vardır. Söylenilen gerçek olmasa bile onu kendimize çağırırız ve olmayacak bir şeyi olması için fark etmediğimiz bir çaba gösteririz. Sonrasında onun gerçekten olduğuna dair inanırız. Kitapta olaylar böyle ilerliyor ve gazeteci kendi sonunu kendi hazırlıyor. Eşiyle sevgilisi arasında kalmasını bir büyü ile çözümlüyor. En sonundaki psikolojik tahlille olay bitiyor. Çok eski bir kitap olmasına rağmen bu çağın bile değişen edebiyatına ayak uydurmuş.
‘’Büyü sizinle arzuladığınız şey arasındaki engeli yok etmek için herhangi bir aracıdır. Hiç olmazsa yok etmek için denenebilir.’’
Yine bir Jack London kitabı ve onun maceracı ruh hali.. Genç yaşta Güney Denizleri’nde yaptığı yolculukların izini taşıyan kitapta iki öyküsü bulunmaktadır.
David Grief’i öykü odağına almıştır. David varlıklı ve tek derdi macera olan bir adamdır. Kimse nereli olduğunu bilmemektedir. Yaptığı bir yolculukta kasırgadan sürüklendiği kaldığı yerde 6 ay sonra bulunduğu söylenmektedir. Güney Denizi’ne yurt edinmeye gelmemiş aksine yuvasını yanına getirmiştir. İki öyküde onun başından geçenler anlatılmaktadır. Soluklanmak için kısa güzel bir kitap
İlk edebi roman ile sonunda tanışmış bulunmaktayız…
İlk başındaki Çamlıca betimlemesinden anlaşılacağı gibi derin ve uzun betimlemeler yer alıyor. Bundan kaynaklı benim için biraz ağır ilerledi. Romanın ismi ‘’ Son Pişmanlık ‘’ iken ‘’ İntibah’’ yani uyanış olmuş. Sonunda ise bir uyanış değil aslında genel bir uyanamama hali mevcut. İyi aile terbiyesi almış Ali Bey’in hafifmeşrep olan Mahpeyker ile karşılaşması sonucu hayatının nasıl çöktüğünü anlatıyor. Genel olarak hüzün duyguları ağır basmaktadır. Sinirle aldığımız kararların nelere yol açtığını çok güzel bir şekilde gözler önüne sermiştir. o an ne hissedersek hissedelim duygularımız değil mantığımız ile hareket etmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Ne olursa iyi insanlara oluyor, bunu aşkı için ölen Dilaşup bir kere daha göstermiştir. Yeşilçam tadında güzel bir roman
Romanın konusunun en özet hali tam olarak şu alıntıdan anlaşılıyor:
‘’Kadınlara göre en can yakıcı davranış bir rakibin üstünlüğü gücüyle yenilmektir. Özellikle rakip kahrına uğrayan kadında güzellikten başka bir meziyet olmadığından bu hakaret üzerine Mehpeyker’in bütün arzularını vefasız sevgilisinden zalimce bir intikam hırsı kapladı. Saf olmayan bir aşkın ne zaman kesilmeye kalkışılırsa şefkatsiz bir kine dönüşmesi doğaldır. ‘’(Sayfa 90)