Çünkü insanlar arasındayken yüzüme alaycı bir maske geçirmesini bilirim; ama kaç kez, ay ışığında bir mezarlık görünce, gidip o uyuyanlara karışmanın daha iyi olup olmadığını düşünmüşümdür.
Bir daha geri dönmeyecek olanın ardından görülen düştü bu, bitirilmiş her işten sonra insanı saran yorgunluk, alışılmış bir devinimin durmasından, uzamış bir titreşimin birdenbire kesilivermesinden gelen acıydı.
Ona göre, aşk birdenbire, büyük gürültülerle, ışıklarla, şimşeklerle gelirdi herhalde, yaşamın üstüne düşüp onu alt üst eden, istemleri yapraklar gibi koparan, her yüreği uçuruma sürükleyen bir gök kasırgasıydı.