Zira çocuk, zamanı bizim yaşadığımızdan daha yavaş bir şekilde görür ve hayallerinin sınırı olmadığı için onlardan kurtulmak da mümkün değildir. Gerçekte ne olduğunu bilmemek insanın ıstırabıysa çocuklar en çok acı çekendir.
"Şaraba ne hacet efendimiz? İnsan acıdan yaratılmış bir mahlûk; rüzgar estikçe titreyip kanar. Kanadıkça susar, sustukça dolar, doldukça boşalır. Gece şaraptır, mehtap şaraptır, yıldızlar mezedir. Bizi biraz da bu İstanbul içirir. Ama ben İstanbul'u içerim, yıldızlarla beraber."