"Şaraba ne hacet efendimiz? İnsan acıdan yaratılmış bir mahlûk; rüzgar estikçe titreyip kanar. Kanadıkça susar, sustukça dolar, doldukça boşalır. Gece şaraptır, mehtap şaraptır, yıldızlar mezedir. Bizi biraz da bu İstanbul içirir. Ama ben İstanbul'u içerim, yıldızlarla beraber."
Tüten bir ejderha gibi alevsizim
Mutsuzum, yalnızım, sensizim
Ve bazen gitmek istiyorum buradan
Lakin ölüm müdür benim yurdum?
Cehennem miydi hayalini kurduğum?