“Delilik şüphesiz aptallıktan iyidir. Delilik, var olmuş bir zekanın yok oluşudur; aptallık, var olmamış bir zekanın var olmamaya devam edişidir. Deliliğin hiç olmazsa mazisi şanlı. Aptallığın şerefli bir tarihi bile yok.”
Kendilerine ahlaki vecibeler hatırlatıldığı zaman salaklığını kaybetmekten korkanların dilinden sıkça şu sorunun döküldüğü duyulur: “Hangi çağda yaşıyoruz?”
Soğuk savaş sayesinde ‘Batı’ denildiği zaman akla sadece bir tüketim cenneti gelmesi sağlandı. Kırk beş sene boyunca ‘Doğu’ kelimesi cehennemi çağrıştırmadıysa bile, kitle kültürünün doğu’dan bahsedenlerin korkulu, karanlık, soğuk, şüpheli bir yerden bahsettiklerini telkin etti.