Hatice Meriç

Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2020 62. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2020 11:04
Aslında baktığın zaman herkes Tanrı'nın bir kuludur. Öyle ya da böyle. Cormac McCarthy şüphesiz favori yazarlarımdan. İlk kez 1973 yılında yayınlanmış. Kısa bir kitap. Ayrıca bölüm sayısı da fazla. Yarım sayfa bile bölüm var bolca. Bu kitap öncelikle kötü bir karakteri anlatıyor. Aslında kötü değil, neyse. İyilik yok, boyuna karamsarlık var kitapta baştan sona. Bu kitap bir yol gösterici değil, bir eğitici değil, yüreğinizi ısıtan sımsıcacık bir öykü yok, romantizm yok, bu kitapta bolca cinsellik var arkadaşlar, bolca şiddet içeren kısımlar var, okurken çoğunun tiksineceği, belki de midesinin bulanacağı durumlar var. McCarthy'nin en sevdiğim yanı da bu. Hayatı olduğu gibi anlatmak. Bir amaç taşımıyor, süsleyip püslemiyor bir öyküyü, hayatın içini dibine kadar anlatıyor. Karakterler çok gerçekçi. Anlatım şahane. Bayılıyorum. Diyaloglarda tırnak işareti vs kullanmıyor, akışına bırakıyor cümlenin. Hikayenin karakteri Lester Ballard. Evet, bu adam tecavüz ediyor, öldürüyor, çalıyor vs vs. Tiksinebilirsiniz, ben ne okuyorum diyebilirsiniz, böyle bir kitap nasıl yazılır biri tarafından diyebilirsiniz, ama böyle işte. Ballard neden bunları yapıyor? Dışlayabilirsiniz. Tıpkı çevresindeki herkesin onu dışladığı gibi. Evet, dışlıyorlar. Çünkü diğer insanlar gibi değil, onlar gibi yaşamıyor. Bir şey yaptığı da yok, yaşıyor işte, Tanrı'nın bir kulu sadece. Ama unutmayın ki sorunlu büyüyen bir karakter ve toplumun dışlamasıyla birlikte kendini toplumdan iyice soyutluyor. Ve kötülük yapmaya başlıyor. Yani bir nevi onu çevresindeki insanlar yaratıyor. Sizi bilmem ama ben okurken duygulandım. Evet, çevrenizdeki kötü insanlara bakarken ve düşünürken bunu bir kez daha gözden geçirin. Zira herkesin bir hikayesi vardır ve herkesin hikayesi farklıdır. Kitabın 2013 yapımı bir sinema
Edebiyat
Tanrı'nın Bir KuluCormac McCarthy · İthaki Yayınları · 2020222 okunma
Hatice Meriç
Yazarın başka hangi kitaplarını okudunuz. Ben ilk defa bu kitabı ile tanıdım yazarı. Elimde bir de YOL kitabı var okuyacağım. Okuduğunuz tavsiye edeceğiniz diğer kitapları hangisi acaba.
Reklam
6/10
·240 syf.··
2020 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2020 15:52
Kitabı bir internet sitesindeki tavsiye üzerine aldım. Okumadan önce de 1K daki incelemelerine baktım. Pişman olacağımı zannettim. Kitabı adeta gömmüşler :) Aslında kitapta hiç de sanatsal bir dil, sıkıcı bir anlatım yok. Zaman zaman düşle gerçek arasında gidip gelse de genel olarak gerçekçi bir anlatım sözkonusu. Kısaca, pek de mutlu bir çocukluk geçirmeyen yazarın okul yıllarındaki bir arkadaşının serüvenleri anlatılıyor. Son kısımlar biraz hüzünlü geldi bana.. Sadece anlamlandıramadığım bir konu bazı çevirmenlerin çevirilerinde belli kelimeler üzerinde neden ısrarla bu kadar durdukları. "Ansımak" nedir ya? "Anımsamak" de olsun bitsin.. Anımsamak tabiri tam olarak çeviriyi karşılamıyor mudur nedir yani anlamadım. Bir başyapıt, bir klasik denip yerlere göklere sığdıralamayacak bir eser değil benim gözümde. Ama hakkını da teslim etmek lazım sade,anlaşılır ve içerik olarak da güzel sayılabilecek bir kitap. Olumsuz eleştirilere bakıp da okunmaktan vazgeçilmemeli.
Edebiyat
Adsız ÜlkeAlain Fournier · Can Yayınları · 2019678 okunma
Hatice Meriç
Kitabı okuduktan sonra o kelimeden rahatsız olan var mı diye yorumlara geldim. Sizin de aynı kelimeden rahatsız olduğunuzu gördüm. O kadar çok var ki anı tarzı yazıldığı için anlatıcının ağzından çok kullanılıyor. Ama Kitabı ben çok beğendim.
Puan vermedi·216 syf.··
2017 23. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2017 02:16
Büyük bir hevesle alıp okumaya başladığım ve ilk sayfalarda daha sıkılmaya başlayıp ha gayret bir sonraki sayfalarda düzelecek diye devam ettiğim, bende bir algı sorunumu var diye durup düşündüğüm, tekrar başladığım, yok devam edemeyeceğim, birakmaliyim deyip, bu fikrimi çok değerli bir kitap kurduna söylediğimde bana kocaman bir haaaaayıır çeken arkadaş sayesinde devam ettiğim, ilk bölümün sonuna kadar işkenceyle geldigim iyiki de hayır cevabını almışım devam etmişim dediğim bir kitap :)) asıl olay birinci bölümden sonra başlıyormuş :)) şunu anladım bir kadın hangi yüzyılda yaşarsa yaşasın duygular, hisler, acılar, aşklar, fedakarlıklar, mutluluklar, mutsuzluklar, gayretler, gözyaşları, içine gömdükleri, sessiz çığlıkları, hüzünleri, ruhlarinda ki derin yaraları, boyun eğmek zorunda kaldığı ödevleri, sorumlulukları asla degismiyormus. Baba sözünü dinlemeyip evlenerek mutsuz bir hayata merhaba diyen julie'nin hayatı bizlere anlatılıyor, mutsuz evliliğin getirdiği ağır yükü,zorluğu, bu mutsuzlugun içinde kıvılcımlanan yeni bir aşk, kavusamamanin verdiği ızdırap, yasamla ölüm arasında giden zarif güzel asil bir kadın, dört çocuk ve bunlardan üçünün ölümüne şahit olan bahtsız yüreği yanık bir anne, hayatta kalan diğer kızı için varını yoğunu ortaya koyan, onunla aynı kaderi paylaşmasın diye elinden geleni yapan ve buna engel olamayıp gözlerini hayata kapayan bir kadının buruk hikayesine tanık oluyoruz okudugunuza asla pişman olmayacaganiz muhteşem bir eser, kesinlikle okumanızı tasviye ederim, ilk bölümü atlattıktan sonra karada ölüm yok diyebilirim :))
Edebiyat
Otuzundaki KadınHonore de Balzac · İletişim Yayınları · 20172,644 okunma
Elde var hüzün... isimli okura yanıt verildi
Hatice Meriç
Cemil Meriç çevirisi.

Hatice Meriç

, bir kitap okudu
Puan vermedi·500 syf.··
8 günde okudu
·
2021 28. kitabı
Sema Soykan
9.3/10 · 1.989 okunma
Hatice Meriç
Keşke bir Köy Enstitüsü romanıdır.