Haticee

Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Haticee

, bir kitabı okumaya başladı
Amin Maalouf
7.3/10 · 6,5bin okunma
Ülgener'in de belirttiği gibi dengenin bir tarafına kayarak İslâm'ı pasif ve atıl bir din hâline getirmek isteyenlerin dillerinden düşürmedikleri kader ve tevekkül kavramının yanlış yorumlanması bir zaman sonra Müslümanları atalete ve tembelliğe iterek geri kalmalarına sebep olmuştur. Ülgener şöyle demektedir: "Tevekkül artık her türlü tedbire başvurup sonunda sebep ve vesilenin yaratıcısı olan Allah'ın iradesine rıza göstermek şeklinde içten bir bağlanışın ifadesi olmaktan uzaklaşmış, olup bitene seyirci olmaktan ibaret pasif bir teslimiyete bağlanmıştır." Aslında bu anlayışın "Sen ve Rabbin gidin onlarla savaşın. Biz burada oturacağız." (Mâide, 5/24) diyen İsrailoğulları'nın anlayışından pek de bir farkı yoktur.
Filozof ve şair Muhammed İkbal'in "Güçsüz din, felsefeden ibarettir" sözü ne kadar da anlamlıdır. Allah Müslümanlara savaşı emretmekte ve görünürde kan ve gözyaşı gibi görünen bu faaliyet nice rahmeti ve ilahi tecelliyi bünyesinde barındırmaktadır. Eğer inananlar güçlü olmasalardı yeryüzünde fesat, fitne ve adaletsizlik hüküm sürerdi.
İslam çalışmayı tavsiye etmekte ve Müslümanların güçlü olmalarını istemektedir. Fakat burada dikkat edilmesi gereken şey amaç ve aracın birbirinin yerine geçmesini önlemektir. Müslüman insan mal ve servet biriktirmek amacıyla çalışmaz. Şunu bilmektedir ki: "...Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir." (Al-i İmrån, 3/185). O hâlde insan "...dünya hayatının geçici menfaatine (ganimete)..." (Nisa, 4/94) aldanarak aracı amaç hâline getirmemelidir. Çünkü asıl olarak dünya malı ahiret nimetleri ve menfaatleri karşısında değersizdir.