Haticee

9/10
·226 syf.·
2023 10. kitabı
Selamlar.. İncelemeye başlayacağım tam da şu anda, bu kitaba nasıl ve nerden başlanır bilemediğimden en iyisi hissettirdiklerinden bahsedeyim. Bir kafede oturmuş arkadaşınızla muhabbet ederken arkadaşınızın aniden odağınızı sabah giymiş olduğunuz ve o andan sonra asla bilinçli olarak fark etmediğiniz çorabınıza, cebinizde duran bozukluklara ya da oturduğunuz sandalyeye çektiğini düşünün. Biraz nörobilimsel bir tabirle bilinçdışıyla kolayca hallettiğimiz eylemleri bilinçle yapmaya zorlandığınızı hayal edin. Fincanı ağzınıza götürürken çayı dökmemek adına açı hesapladığınızı, ağzınızın içinde büzülü duran dilinizi her an hissettiğinizi.. Evett oldukça zor, katlanılmaz, yorucu bir hayat olurdu.. Bu çoğunlukla fiziksel verdiğim örneklerin düşünsel boyutlarını hayal edin bir de.. Varolan ya da varoluşan her şeyin varolagelirken bilincinde olmak. Şu anın daha şu an bile demeden geçmişe dönüştüğünü, az önce verdiğim örnekleri okurkenki zamanınızın bir daha geri gelmeyeceğini sürekli olarak anımsamak... Farkında olmak, farkında olunmadığını fark etmek, ayrışmak, yalnızlaşmak ve yabancılaşmak. İşte kitap tam olarak böyle bir duygu-düşünce ağına itiyor insanı. Buna da bulantı diyor ve bir yerden sonra gerçekten mideniz bulanmaya başlıyor. Başlarda farkındalığı sağlıklı denebilecek bir düzeyde hissedip pek çok konuda farkındalık tatmini yaşıyorsunuz ancak ilerledikçe adeta farkındalık bataklığına saplanıyorsunuz ve kurtulmak gitgide zorlaşıyor. Ancak adı "Bulantı" olan bir kitabın okurken keyif vermesini bekleyemeyeceğimizden kitap tam anlamıyla amacına ulaşıyor diyebilirim sanırım. Tam da bu nedenle başarılı bir başyapıt niteliğinde. Bulantı kelimesi üzerine düşünüp dururken araştıra araştıra vardığım ekşi sözlükte şöyle bir yorum vardı: "bir süre yapışıyor sanırım
1000Kitap Gerçek Okurlar
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 198128bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·84 syf.·
2023 8. kitabı
Ders çalışırken bilekliğimin ve t-shirt ümün uyumlu olduğunu fark ettim. Ve bu uyum anlamsızca huzurlu hissettirdi. Yeni olmamasına rağmen bunu bunca zaman sonra fark etmek şaşırtıcı değil aslında. Öylesine meşgulüz öylesine koşuşturuyoruz ki tüm gün, dönüp kendimize bakmaya fırsat bulmak bile mucizevi gibi geliyor. Durup dinlendiğim her an vicdan azabı çekmek hayat için çabalamadığımı hissetmek yeni bir hastalık sanırım. Son zamanlarda yolda yürürken acele etmeden evine giden insanlara özeniyorum. Gözden kaybedene kadar izleyip derin bir iç çekiyorum her defasında. İçinde bulunduğumuz anı yaşamak bu kadar zor olmamalı. Güneşli bir günün tadını çıkarmak, hayvanları sevmek için bir anlığına duraksamak, güzel bir çiçeğe birkaç dakikalığına bakmak avarelik sayılmamalı. Daha iyisi için çabalamak güzel şey elbet ancak durup bir anlığına dinlenmek çok görülmemeli bu belirsiz hayatta, dinlenmek için bir kitap bile yeterli olabiliyorken. Tam da böyle hissederek bunaldığım zamanlarda bir dostum sayesinde okumaya başladım Şükrü Erbaş'ı. Öylesine iyi geldi ki nasıl bittiğini anlayamadım bile. Şiirden şiire geçerken değişmeyen tek bir şey vardı sanırım: Ölümün aldıkları ve alamadıkları. Sevginin bu denli naif ve sürdürülebilir olabildiğini görmek insanlığa olan umudumu artırmadı da değil hani :P Sevgi bir yana derin bir acı, öfke, yalnızlık da hakimdi şiirlere. Erbaş eşi Hatice' ye olan sevgisinin sonsuzluğundan bahsederken onsuz yaşamanın verdiği acıya, o bu denli acı çekerken hayatın hiçbir şey olmamışcasına devam edişine, insanların hâlâ gülüp eğlenebildiğine öfkeleniyordu çaresizce. Bunu daha önce deneyimlediniz mi bilmiyorum ancak başıma gerçekten kötü bir olay geldiğinde ben de durup düşünürüm bir anlığına "Ben bu sorunlarla acı çekerken hayat diğerleri için her
1000Kitap Gerçek Okurlar
Yaşıyoruz SessizceŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201616bin okunma
Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
10/10
·236 syf.·
2022 4. kitabı
Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş, Körlük kitabından sonra dilini oldukça beğendiğim, diyalog yöntemini kendine has bir yöntemle kullanımına hayran kaldığım ve sorgulamalar üzerinden var ettiği hayali dünyalara ilgi duyduğum yazarın kitaplarını daha çok okuma isteğiyle beraber başlamaya karar verdiğim bir kitap oldu. Oldukça akıcı olması sebebiyle her an okumak istediğim kitap, Körlük kitabında da olduğu gibi bittikten sonra, adeta olaylar içerisinde var olmuşcasına buruk bir gülümseme bırakıyor geride. Kitabın metaforlar, güçlü kurgu, mantıksal bütünlük gibi pek çok sağlam yönü bulunsa da elbette ki konu duygular ve hayat olduğunda pek çok klişeyi de barındırabiliyor içerisinde. Ancak José Saramago okumak biraz da bu yüzden zevkli bence. Sıradan olaylara sıradışı bakış açısı, gerçekle kurguyu harmanlayışı klişeleri sevdiriyor bile:) Bununla beraber tıpkı hayatta da çok kez yaşadığımız gibi ansızın gelişip anlamlandırılamayan ancak geride yalın bir durgunluk bırakan hatıraları öylesine güzel işliyor ki yazar belki de bu yüzden okur da katılıyor olaylara. Dolayısıyla ortaya salt fikirler veya olay akışından çok bir çeşit sorgulama ve duygusal yoğunluk içeren fevkalade bir kitap çıkıyor. Henüz okumamış olanlara şiddetle tavsiye ederek spoiler içeren birkaç naçizane beğenimden daha bahsetmek istiyorum.. SPOILER!!! İncelememin önceki kısmında da bahsettiğim gibi kitap başında okuru tamamen sorgulamaya iterken ilerledikçe bambaşka konulara açılıyor. Biraz sistem eleştirisi biraz din ve mitoloji sorgulamaları biraz toplumun aksak yönlerine değinirken biraz sanata biraz edebiyata biraz da psikolojiye uzanıyor ve sonunda ansızın imkansız bir aşk hikayesinde buluveriyorsunuz kendinizi. Genç bir kadın kılığına girmiş biraz narsist biraz da muzip bir "ölüm" ve 50' lerinde olan yalnız
1000Kitap Gerçek Okurlar
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma
10/10
·488 syf.·
2021 1. kitabı
Heyecanla başladığım bu yepyeni nöroroman serisinin ikinci kitabı da maalesef bitti ve içime bile sığdıramadıklarımı kelimelere sığdırmaya çalışıyorum. Şu an itibariyle iki kitaptan oluşan Mater serisi (sonuncusunu heyecanla bekliyorum) gerek bilgi/kurgu harmanıyla gerekse yerli ve eşsiz benzetmeleriyle okuyucuyu gerçeklikten koparan nitelikte. Bu olağanüstü seri kimi zaman yeni şarkı önerileri alabileceğiniz ve kimi zaman da yeni araştırma alanları keşfedebileceğiniz bir esere dönüşüyor. Ayrıca kitabın üslup ve anlam derinliğine söyleyecek söz dahi bulamıyorum; Dura, Arachnoid ve Pia'nın beynimizin meninges zarı adı verilen bölümünün, sırasıyla "dıştan içe" doğru olan kısımlarına verilen isimler olduğunu öğrendiğimden beri...
1000Kitap Gerçek Okurlar
Arachnoid MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 202010,9bin okunma