Sıradan bir hayat, annem için çok daha kolay olurdu, bu doğru; şu anda ise her an düşme tehlikesi altında olan bir ip cambazı gibiydi. Hepimiz bu ipin üzerinde, düşüp ölme tehlikesini hissederek yürüyorduk. Daha yeni iş sahibi olan vasim, tüm aileyi taşıyan bu ipin üzerinde, en büyük tehlikeyi yaşayan kişiydi, üstelik düşerse, altında onu tutacak bir ağ bile yoktu. Bu tam da büyükbabamın istediği bir şeydi. Böylelikle adeta ip cambazlığı yapan bir sirk ailesine dönüşmüştük; hiçbir zaman mola vermeye hakkımız yoktu ve numaralar da gün geçtikçe zorlaşıyordu. Bu gösteri ipinin mahkûmlarıydık, hayatta kalma sanatının hakiki icracıları. Altımızda normallik ağı duruyordu, ama buna düşmekten çok korkuyorduk zira buna düşmek demek kesin bir ölüm demekti.