Herkes kendi çevresiyle ahlaklanıyor kişi kendi biricik ahlakını oluşturmuş olsa da bazı duvarları onu kuşatan ahlak çevresinden geliyor. Martin ile Ruth tam da bu yüzden bir araya gelemedi. Martinin başlarda hayranlık duyduğu büyük bir özveriyle içine girmeye uğraştığı burjuva sınıfı içine girince hayranlık duygusu yerini nefrete bıraktı. Martin ve Ruth farklı sınıfların insanlarıydı. Bu sınıfsal ayrım, ahlak anlayışı, yaşam tarzı, düşünce yapısı gibi hayatı anlamlandırışlarını farklılaştırmıştı.Ruth istemeden hemde hiç istemeden Martine bir duvar örmek zorunda kaldı. Çünkü uzun solukluklu ilişkilerin güvencesinin bu olduğunu düşünüyordu ve onunla uzun bir yola çıkmak istemişti. Martin kendini Ruth yerine koyarak bunu anlamlandırabilirdi ama aşk empatiye aldırış etmiyor. Sadece kendi hüküm sürmek istiyor, başka bir şeyi gözü görmesin istiyor, tıpkı Martin’in arzu ettiği gibi.
Çaba, inanç, para,tutku… Aşkı hepsinin üstünde tutmak istiyordu Martin. Ve nihayetinde kendinden ödün vererek sürdürülebilir bir ilişki kurulamayacağını anlattı bize. Onu “o” olduğun için sevsin istedi ve “sevemeyen” bir kadının hayatında yer edemeyişini acı bir sonla gösterdi.
Geriye hiç yaşanmayan ama içlerinden söküp atamayacakları sonsuz bir vuslat kaldı…
Kitap bitti ama biz yarım kaldık Martin Eden.