Aşkın hünerine eriştiğin vakit anlarsın, suyun içinde yürür gibi ateşin içinde yürümenin ne demek olduğunu. Sevgilinin gömleğini kör gözlerine sürünce görmeye başlamanın mucizesini o vakit anlarsın.
Baştan aşağı kesif bir suçluluk duygusuyla doluydum; ölümle yaşam arasında bir yerde sıkışmıştım, ruhum suçluluğumu derinleştiren bir hayal kırıklığıyla yurtsuz kalmıştı. Bir ayağı kısa masanın sinir bozucu dengesizliği vardı üzerimde, yalpalayarak yürüdüm. Ne olmuştu da bu kadar yorgun hissediyordum?