ilkeler belirgindir. Zevklerimizin ve isteklerimizin her biri yaşamımızın genel çerçevesine uygun olmalıdır. Bunların birer mutluluk kaynağı olabilmeleri için sağlıkla, sevdiklerimizin duygu ve beğenileriyle, içinde yaşadığımız toplumun değer ölçüleriyle uzlaşır olmaları gerekir. Bazı tutkular bu sınırları aşmadan istenildiği kadar ileri vardınlabilir, bazıları ise vardırılamaz.
Arkadaşlarımızın kusurları bulunduğunu, ama genellikle iyi insanlar olduklarını düşünür, onlardan hoşlanırız. Ama onların da bize karşı benzer düşünceleri olmasını nedense bir türlü kabullenemez, kusursuz olduğumuzu düşünmelerini isteriz. Kusurlarımızın bulunduğunu kabullenmek zorunda kaldığımız zaman ise, bunu çok fazla ciddiye alırız. Hiç kimse mükemmel olmayı beklememeli ya da böyle olmadığı için üzülmemelidir.