Ebe bilir ki, sancı çekilmeden doğum olmaz, ana rahminden bebeğe yol açılmaz.
Senden yepyeni, taptaze bir sen zuhur edebilmesi için, zorluklara, sancılara, hazır olman gerekir
Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesinin yankısını duyarak, hakikati keşfedemezsin. Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.
Kainat tek vücut, tek varlıktır. Herkes ve herşey görünmez iplerle birbirine bağlıdır. Sakın kimsenin ahını alma; bir başkasının, hele hele senden zayıf olanın canını yakma. Unutma ki, dünyanın öte ucunda tek bir insanın kederi, tüm insanlığı mutsuz edebilir.
Ve bir kişinin saadeti, herkesin yüzünü güldürebilir.
Yaşarken anlayamadıkları değerleri, öldükten sonra anlamanın kimseye faydası yok. Sevdiğinizi dirileştirmenin yolu, hayatın tazeliğinde itiraf ve ifade etmektir.
Yüreğin sana hep şunu söyleyecektir;
"Yaşarım mutlu olurum, yaşarım mutlu ederim, tabiki mutsuzda olurum; ama yaşadığım sürece umutsuz, şükürsüz olmam. Aldatmaya çalışanlar, aldanırlar, güvenim kaybedilir hep, ama ben hep kazanırım."
Yüreğinin rehberliğine rağmen;
Eğer hala "kızıyorsan", kendin ile olan kavgan bitmemiş demektir.
Eğer hala "kırılıyorsan", gönül evinin tuğlaları pekişmemiş demektir.
Eğer hala "kınıyorsan", düşüncelerin yeterince berraklaşmamış demektir.
Eğer hala "karşılıksız sevmiyor" ve sevginde ayrım yapıyorsan, hala akıl ve mantığını kullanıyor, içindeki sevginin boyutlanmasına engel oluyorsun demektir.
Eğer hala "ben" demekten vazgeçmiyorsan, dizginlerin hala nefsinin elinde ve sen bu esarete boyun eğiyorsun demektir.
Eğer hala "şikayet ediyorsan", hakikati göremiyorsun demektir.