“Nasıl olmalı güzel insan, güzel müslüman?” Dediler. Cevaba bakın: “Geldiği yere sürur ve neşe getirir, giderken de hüzün bırakır. Arkasından, ‘Ah nerede?’ denir, özlenir, aranır.”
Zira her insan hayatı okuyabilecek bir programla dünyaya gelmektedir. Küçücük çocukların yürüyen karıncadan esen rüzgara, her bir zerreye hayranlıkla bakabilmesinin nedeni budur.
İnsanoğluna emanet edilmiş tefekkür gözlüğü eğer başkası tarafından bozulmazsa sanat eserlerini fark edip, sanatçıya uzanan yolu görebilecek biçimde yaratılmıştır.