Havva

Havva
@Havva_00
Ne çok uyuduğunu ve buna rağmen ne çok uyumak istediğini fark etti. Halbuki eskiden uykudan nefret ederdi. O zamanlar uyku, hayatının kıymetli anlarını çalıyordu. Yirmi dört saatte dört saat uyku, dört saatlik hayatın elinden alınması demekti. Nasıl da çok görürdü uykuyu! Oysa şimdi çok gördüğü şey hayattı artık. Hayat güzel değildi; tatsızdı, acıydı. En vahimi de buydu. Yaşamayı arzu etmeyen bir hayat, sona erme yoluna girmiş demektir.
Sayfa 470·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Uyku onun için unutmak demekti; uyandığı her sabahı kederle karşılıyordu. Hayat onu kaygılandırıyor, sıkıyor, zaman ise eziyet gibi geliyordu.
Sayfa 465·Kitabı okudu
Edebiyat
"Korkarım uyanık tüccar oldum ben, aşkını ince ölçülere vurup tartıyor ve ne menem bir şey olduğunu anlamaya çalışıyorum."
Sayfa 458·Kitabı okudu
Edebiyat
Nereden ve nasıl geleceğini bilmeden, kesintiye uğramış hayatını tekrar harekete geçirecek bir dürtü, uyarıcı, itici bir güç bekliyordu. Bu arada da günleri avare, plansız programsız, tembel ve yararsız, geçip gidiyordu..
Sayfa 408·Kitabı okudu
Edebiyat
Haritasız ve dümensiz kalmış, gideceği limanı olmayan bir gemiydi. Kendini akıntıya bırakıp sürüklenmek, en azından hareket etmek, hayatta kalmak demekti ki içini acıtan şey de zaten buydu; yaşamak.
Sayfa 408·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam