Merhabalar 1K ailesi,
Koca bir tarih duruyor önümde. Kocaman bir miras. Bu miras, öyle bir miras ki şairi, alpleri, hatunu, kılıcı, oku, kımızı, herşeyiyle kültürümüzün eşsiz baş yapıtlarından biri diyebileceğim bir kitap "Dede Korkut Kitabı". Fuad Köprülü " Bütün Türk edebiyatını terazinin bir kefesine, Dede Korkut'u diğer kefesine koysanız yine Dede Korkut ağır gelir." Demiştir. Köprülü'nün bu sözü herşeyi anlatıyor aslında.
Benim fikrimce herkesin mutlaka okuması üzerinde düşünmesi gereken bir kitap. Dede Korkut kitabı on iki adet hikâyeden kitapdaki adıyla "boy" denen kısımlardan oluşmaktadır. Nazım nesir karışık olan bu eserin nazım kısımlarına "soylama" denmektedir. Genel itibariyle konu, Oğuzların yaşam tarzına dayalıdır. Oğuzların iç ve dış mücadelelerini anlatan bu hikâyelerde Oğuzlarin bütün kültürel özelliklerini gorebilmek mümkündür. Ad verme geleneği, toylar, avcılık ve avcılık geleneğinin nasıl olduğu, yiyecek içecekler, Dede Korkut'un söylediği günümüzde halen kullanilmakta olan birçok atasozumuz ve sayamadigim daha birçok unsur bu kitapta yer almaktadir.
. Yakın zamanda inceleme fırsatı bulduğum Gürol Pehlivan hocamın "Dede Korkut Kitabı'nda Yapı , İdeoloji ve Yaratım" eseriyse Dede Korkut Kitabının hem Dresten, hem de Vatikan nüshalarini bir arada işlemekte ve mukayese etmektedir. Kitabin ideolojisi, Oğuzlarla ilgili epitetler,verilmek istenen mesajlar gibi geniş bir içeriğe sahiptir. Muharrem Ergin Hocamizin "giriş-metin-faksimile" Dede Korkut eserini okuduktan sonra bu eseri okumak gercekten her iki nüsha hakkinda daha detayli ve kendimce de mukayese edebileceğim bir fırsat sundu. Gürol Hocamın ve emegi geçen diğer tüm hocalarimin ellerine emeklerine sağlık. Naçizane fikrimce onca kitap icerisinde kültürümüzü, böyle güzel işlemiş bu destani