Muharrem Ergin

Muharrem Ergin

YazarÇevirmen
9.0/10
346 Kişi
·
1.519
Okunma
·
85
Beğeni
·
3.349
Gösterim
Adı:
Muharrem Ergin
Tam adı:
Prof. Dr. Muharrem Ergin
Unvan:
Türk Yazar ve Türkolog
Doğum:
Ahıska, Gürcistan, 1925
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 6 Ocak 1995
Prof. Dr. Muharrem Ergin (d. 1925 - ö. 6 Ocak 1995) Türk yazar ve türkolog.

Ahıska'da dünyaya geldi. Ailesi Türkiye'e göç ederek Bulanık'a yerleşti. Bulanık'ta başladığı tahsilini 1943 yılında Balıkesir Lisesi'nde yatılı okuyarak sürdürdü. 1947 yılında İstanbul ÜniversitesiEdebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Reşit Rahmeti Arat'ın asistanı olarak üniversiteye intisap etti. 1971'de profesör oldu. Bölüm başkanlığı yaptı. Orhun Yazıtları'nın günümüz Türkçesine birebir çevirisini yazdı. 1990'da emekli oldu.

Muharrem Ergin 6 Ocak 1995 Cuma günü öğleden sonra dört civarında evinde vefat etti. 9 Ocak 1995 Pazartesi günü saat 11.00'de İstanbul Üniversitesi Merkez Binası'nda akademik tören yapıldı ve Muharrem Ergin'in eller üzerinde Beyazıt Camii'ne taşınan cenazesi kılınan öğle namazından sonra Hasdal Mezarlığında toprağa verildi.

Kitapları
Azeri Türkçesi (1970, 1981)
Dede Korkut Hikâyeleri-Dede Korkut kitabı (1969, 1971, 1980, 1983, 1988, 1991, 1992, 1999)
Dede Korkut kitabı : (inceleme) (1958, 1963, 1966, 1981)
Dede Korkut kitabı : Metin-sözlük (1964?)
Ebülgazi Bahadır Han:Türklerin Soy Kütüğü (1974?)
Edebiyat ve Eğitim Fakültelerinin Türk Dili ve Edebiyatı (1988, 1989)
Kadı Burhaneddin Divanı (Hazırlayan) (1980)
Oğuz Kağan Destanı (Yayına hazırlayan) (1988)
Orhan Şaik'e cevap- : Biz şaşmadık (1964)
Orhun Abideleri (1973,1980,1983,1984,1998,1999,1988,1970, 1999)
Osmanlıca Dersleri (1958, 1962, 1980, 1981,1986,1987, 1989, 1982)
Sovyet emperyalizmi, Balkanlar ve Türkiye (1974?)
Türk Dil Bilgisi (1958, 1962, 1967, 1972, 1977, 1980, 1981, 1984, 1985, 2001, 2002)
Türk Dili (1986, 2002)
Türk Dili : Lise I (1976)
Ahmet ve dedesi (1999)
Türk Dili Kompozisyon : lise I,II,III,IV.dönemler (1994, 1995)
Türk Dili ve Edebiyatı : Edebiyat-kompozisyon-Türkdili, 1992
Türk Dili: lise 1 (1991)
Türk Dili, Lise II. Dönem (1992?)
Türkiye'nin Bu Günkü Meseleleri (1975)
Türkoloji Tezleri, 1922-1961 (1962)
Üniversiteler için Türk Dili (1987, 1988, 1992, 1994, 1995, 2001)
"Türk Oğuz beyleri, milleti ,işitin : Üstte gök basmasa, altta yer delinmese ;Türk milleti ilini töreni kim bozabilecekti ? "
Muharrem Ergin
Sayfa 17 - Boğaziçi yayınları
Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metin.. İlk Türk tarihi.. Taşlar üzerine yazılmış tarih.. Türk devlet adamlarının millete hesap vermesi, milletle hesaplaşması. Devlet ve milletin karşılıklı vazifeleri.. Türk nizamının, Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün büyük vesikası. Türk askerî dehasının, Türk askerlik sanatının esasları. Türk gururunun ilahî yüksekliği.. Türk feragat ve faziletinin büyük örneği.. Türk içtimaî hayatının ulvî tablosu.. Türk edebiyatının ilk şaheseri.. Türk hitabet sanatının erişilmez şaheseri..
238 syf.
Günümüz aşiretlerinin ve söz meclislerinin Oğuzlara kadar dayandığını söyleyebiliriz. Ev kurma işinin büyük kısmı artık erkeğin omuzlarındadır. ‘’Yuvayı dişi kuş yapar’’ atasözü büyük ölçüde önemini kaybetmiştir. Başlık parası, yani ‘’kalın’’ diye adlandırılan ve erkek tarafının, kız tarafına nakit olarak ya da mal karşılığı ödeme yaptığı durum ise günümüzde hâlâ yer yer görülmeye devam eder. Büyük ölçüde değişim gösteren bu durum, altının veya başka bir malın sadece geline bırakılması şeklinde de görülmektedir. Bir bakıma gelinin rahatça yaşayabileceğinin, darda kalma durumlarında kullanabileceği bir teminattır. Beşik kertmesi geleneği neredeyse yok denecek kadar azdır ve yok olmaya yüz tutmuştur. İsim koyma geleneği sadece ismin manası düşünülerek ya da popülaritesi göz önünde bulundurularak verilmeye başlanmış, eski önemini ve titizliğini kaybetmiştir. Aile yapısında değişmeler tabi olarak görülmektedir. Kadına olan değer azalmaya başlamış ve kadın, günümüzde de hâlâ hak ettiği değeri bulamamıştır. Erkek evlat popülaritesi aşiret ailelerinde ve çevrelerinde devam etmektedir. Fakat modern aileler dediğimiz yapı içerisinde kadın ve erkek değeri birbirine eş tutulmaya çalışılır. Adak ve kurban geleneği İslami çerçevede devam etmektedir. Eski bir gelenek olmasına karşın, günümüzde kara giyinme de İslami bir durum olarak görülür. Cenazede yas tutmanın göstergesi olan kara giyinme, günümüzde İslami bir farz olarak lanse edilmektedir ve sadece yasları değil, hayatın genelini kapsamaktadır. Armağan verme geleneği ise çoğu zaman havadis adı altında devam etmekte ve iyi haber veren kişiye çeşitli armağanlar sunulmaktadır. Ayrıca mevlit vb. yemekler de armağan kapsamındadır.


Detaylı inceleme: https://www.academia.edu/...nsımaları
190 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Türk ulusu için son derece önemli ve değerli mesajlar içeren bir tarihi eser. O "üç tane taş" diyerek küçümsemeye çalıştıkları abideler, Türk milletinin milli benliğini kaybetmemesi, asimile olmaması gerektiğine dair öğütler içeriyor.

Orhun Yazıtları okunduğu zaman sanki 8. yüzyılda yazılmış bir metin değil de 19. ya da 20. yüzyılda yaşamış bir Türk milliyetçisinin kaleminden çıkmış bir metni okuyormuş hissine kapılmamak elde değil. Bu yazıtlar çağının oldukça ilerisinde bir anlayış ve zihinle yazılmış.

O dönemki milli şuur yani ulusal bilinç bizde olmaya devam etseydi şimdi çok daha ileri ve güçlü bir konumda olmamız kaçınılmaz olurdu.

Benim gibi Orhun Abidelerini merak edenlere tavsiye ederim. Abidelerde neler yazdığı ne olduğu açıkça anlatılmış. Her Türküm diyenin kitaplığında bulunmalı.

Mekânı cennet olsun, Muharrem Hocanın çevirisi ile de kaliteli bir eser olarak baş yapıt diyebiliriz..

Spoiler

Üstte mavi gök, altta yağız yer kılındıkta, ikisi arasında insan oğlu kılınmış. İnsan oğlunun üzerine ecdadım Bumin Kağan, İstemi Kağan oturmuş. Oturarak Türk milletinin ilini, töresini tutu vermiş, düzene soku vermiş. Dört taraf hep düşman imiş. Ordu sevk ederek dört taraftaki milleti hep almış, hep tâbikılmış.
Başlıya baş eğdirmiş, dizliye diz çöktürmüş.
212 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Dede Korkut bir milli destandır. Muharrem Ergin kitabın önsözünde milli destanın vasıflarını anlatarak bunu doğruluyor.

Dede Korkut Kitabı bir mukaddime ile başlamış. Burada ise birçok atasözü ve öğüt karşımıza çıkıyor.

Kitap 12 destandan oluşuyor. Hepimizin bildiği gibi son araştırmalarla 13.destan da bulundu. Onu da okumak isterim.

Destanlar benzer safhalardan geçmiş. Girişte beylerin sohbet toplantısı var. Ordan olaylar gelişiyor daha sonra karşılıklı söyleşiler devam ediyor. Olayın çözümü için uğraş, çözüm ve hepsinin sonunda mutlaka Dede Korkut'un yaptığı dua var. Tabii bu kadar kapsamlı kitap kısa özetlenemez tek tek destanları incelemek daha doğru olur.

Destanlarda olağanüstülüklere, akılla yapılan çözüme, atasözlerine, Türk simgelerine, motiflerine, dine(savaştan önce abdest alıp namaz kılmak ve salavat getirmek gibi) çok yer verilmiş.
Hepsi birbirinden güzel olan destanlarda ben en çok Duha Koca oğlu Deli Dumrul Destanını ve Kanglı Koca oğlu Kan Turalı Destanını sevdim.

"Dede Korkut Kitabı Türk çocuklarının ruh ve kafa yapısını tek başına sağlam tutacak kudrette ve karakterde bir eserdir." Muharrem Ergin'in de dediği gibi milli kültürün ruhlara sindirilmesi için mutlaka okunmalıdır. Bu kitabı ısrarla okumamızı isteyen sayın Hikmet Yılmaz hocamı da anmadan geçemem teşekkür ederim.
147 syf.
·Puan vermedi
...Türk nizamının, Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün büyük vesikası. Türk askeri dehasının, Türk askerlik sanatının esasları. Türk gururunun ilâhî yüksekliği. Türk feragat ve faziletinin büyük örneği...
376 syf.
·Puan vermedi
Osmanlıcayı pratik olarak öğrenmek için güzel bir kitap . Kitap harf ve basit kelimelerden başlayıp kısa hikayeler halinde devam ediyor ki bu da öğrenim aşamaları için çok güzel .
154 syf.
·10/10
Türk edebiyatı tarihinin en büyük âlimi Prof. Fuat Köprülü'nün, derslerinde söylediği bir söz vardır: “Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut'u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar." Söylenebilecek tek söz bu.
190 syf.
Kitapta Kül Tigin Âbidesi, Bilge Kağan Âbidesi ve Tonyukuk Âbidesi detaylarıyla yazılmış. Taşlar Kuzey Yüzü, Güney Yüzü ... gibi ayrılmış ve numaralandırılmış. Abideler hem Latin Harfleriyle hemde Göktürk Alfabesiyle yazılmış. Numaralandırma sayesinde kolayca karşılaştırılabilir hale gelmiş. Kitaba anlaması güç Göktürkçe kelimeler için sözlükte eklenmiş. Göktürk alfabesi nin harfleri de günümüz latin harflerinin karşılığı ile kitapta yer alıyor. Meraklıları ve öğrenciler için bulunmaz bir eser.
212 syf.
"Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkutu öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar" dedikleri kadar var. Mukaddime kısmı ile başlayıp 12 farklı hikayeden oluşan eserde Türklerin kafirler ve kendi içlerinde gerçekleşen savaşları konu ediniyor. Bizlerin bu kitapdan çıkarmamız gereken dersler olduğuna inanıyorum. Giriş kısmında kadınların dört türlü olduğundan bahsediyor. Buradan o dönemde kadınlara verilen önemi de görebiliriz diye düşünmekteyim. Dili her ne kadar sadeleştirilmiş olsa da bilmediğim çok kelime vardı. Ama keyifle okudum. Çocukken okumuştum. Şimdi ise sınavda sorumlu olduğum için okudum. Keyifli okumalar...
147 syf.
·10/10·
Her TÜRK'ÜN okuması gereken bir kitap!

Orhun abideleri için ilk TÜRK kelimesinin geçtiği, bizim ilk yazılı kaynaklarımız ve daha bir çok şey diyoruz. Ancak kaç kişi okumuştur?
Muharrem Ergin, bizler için oldukça güzel bir çalışma yapmış. Ben okurken oldukça zevk aldım ve Orhun abidelerinin içeriğiyle ilgili bilgi sahibi olmamı sağladı.
238 syf.
·6948 günde·Puan vermedi
Kitap sınavda çıkacakmış yoksa benlik değil zaten:))
VE kitaptan şimdilik bir bşey anamadım ALLAH yardımcım osun....Imm beğenenler olabiir linç yemek istemem:))))

Yazarın biyografisi

Adı:
Muharrem Ergin
Tam adı:
Prof. Dr. Muharrem Ergin
Unvan:
Türk Yazar ve Türkolog
Doğum:
Ahıska, Gürcistan, 1925
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 6 Ocak 1995
Prof. Dr. Muharrem Ergin (d. 1925 - ö. 6 Ocak 1995) Türk yazar ve türkolog.

Ahıska'da dünyaya geldi. Ailesi Türkiye'e göç ederek Bulanık'a yerleşti. Bulanık'ta başladığı tahsilini 1943 yılında Balıkesir Lisesi'nde yatılı okuyarak sürdürdü. 1947 yılında İstanbul ÜniversitesiEdebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Reşit Rahmeti Arat'ın asistanı olarak üniversiteye intisap etti. 1971'de profesör oldu. Bölüm başkanlığı yaptı. Orhun Yazıtları'nın günümüz Türkçesine birebir çevirisini yazdı. 1990'da emekli oldu.

Muharrem Ergin 6 Ocak 1995 Cuma günü öğleden sonra dört civarında evinde vefat etti. 9 Ocak 1995 Pazartesi günü saat 11.00'de İstanbul Üniversitesi Merkez Binası'nda akademik tören yapıldı ve Muharrem Ergin'in eller üzerinde Beyazıt Camii'ne taşınan cenazesi kılınan öğle namazından sonra Hasdal Mezarlığında toprağa verildi.

Kitapları
Azeri Türkçesi (1970, 1981)
Dede Korkut Hikâyeleri-Dede Korkut kitabı (1969, 1971, 1980, 1983, 1988, 1991, 1992, 1999)
Dede Korkut kitabı : (inceleme) (1958, 1963, 1966, 1981)
Dede Korkut kitabı : Metin-sözlük (1964?)
Ebülgazi Bahadır Han:Türklerin Soy Kütüğü (1974?)
Edebiyat ve Eğitim Fakültelerinin Türk Dili ve Edebiyatı (1988, 1989)
Kadı Burhaneddin Divanı (Hazırlayan) (1980)
Oğuz Kağan Destanı (Yayına hazırlayan) (1988)
Orhan Şaik'e cevap- : Biz şaşmadık (1964)
Orhun Abideleri (1973,1980,1983,1984,1998,1999,1988,1970, 1999)
Osmanlıca Dersleri (1958, 1962, 1980, 1981,1986,1987, 1989, 1982)
Sovyet emperyalizmi, Balkanlar ve Türkiye (1974?)
Türk Dil Bilgisi (1958, 1962, 1967, 1972, 1977, 1980, 1981, 1984, 1985, 2001, 2002)
Türk Dili (1986, 2002)
Türk Dili : Lise I (1976)
Ahmet ve dedesi (1999)
Türk Dili Kompozisyon : lise I,II,III,IV.dönemler (1994, 1995)
Türk Dili ve Edebiyatı : Edebiyat-kompozisyon-Türkdili, 1992
Türk Dili: lise 1 (1991)
Türk Dili, Lise II. Dönem (1992?)
Türkiye'nin Bu Günkü Meseleleri (1975)
Türkoloji Tezleri, 1922-1961 (1962)
Üniversiteler için Türk Dili (1987, 1988, 1992, 1994, 1995, 2001)

Yazar istatistikleri

  • 85 okur beğendi.
  • 1.519 okur okudu.
  • 35 okur okuyor.
  • 339 okur okuyacak.
  • 16 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları