Mavi gökyüzü

Sabitlenmiş gönderi
“Kainatta bir zerreyim; ne güzel söylemiş Aşık Daimi. Yalnız zerre deyip geçme, madem insan dediğin kainatın bir zerresi, o halde insan değişirse koskoca bir kainat değişir değil mi? Ama zor tabii değişmek, hatta bir şartı var ki onu da söylemiş Daimi, ‘Zerre içinde zerreyim, ben kendimi bilmez miyim?’ Yani işin sırrı kendini bilmekte…. Değişmek istiyorsan eğer bileceksin kendini. Neyi terkettiğini bileceksin. Neyi terkettiğini bileceksin ki neye kavuşmak istediğini bilesin. Şimdi düşünüyorum da, bırak bilmeyi ben aslında hiç öğrenemedim kendimi. Onun için de, asla değişmem derdim. Ne azalırım ne çoğalırım ne inerim ne çıkarım… Zannederdim ki hep aynı kalırım. Bin sene düşünsem aklıma gelmezdi. Meğer Agah’ın kendini bilmesi için önce her şeyi unutması, sonra da yeniden hatırlaması gerekiyormuş. İşte ben bu sayede değiştim. Bir ömür sürdü belki ama Bambaşka bir Agah’a baktım aynada. Ve ben dün gece yeni bir yol buldum kendime o yolun sonunda da evlatlarımın hayatlarını kurtarmakla kalmayacağım, O toprağın altında kaybolanları da bulacağım! Seneler önce bir dilek tutmuştum ben ve nihayet gerçekleşecek. Ve artık ben Agâh Beyoğlu "İYİ BİR İNSAN OLACAĞIM..."”
Hayata Dair
Çocuklarımız öldürülüyordu, şimdi ise çocuklarımız öldürüyor. En masum kişilerin ismini çocuk koymuştuk. Çocuklar bizi gülümsetiyor, çocuklar bize umut veriyordu. Bu oyundan ibaret olan dünyada, yalansız dolansız saf gözler sadece onlardı. Büyüdüler, biliyorduk büyüdükçe bir şeyler değişecekti. Ama eminim kimse bu denli değişeceklerini düşünmemişti. Aman canım bundan ne olacak dediğimiz her film, her dizi, her platform, her uygulama yavaşça çocukların zihniyetini ele geçirdi. Zihinlerini pasla kirle doldurdular. O odalarına geçip saatlerce çıkmayan çocuklar var ya, hani şu sahip çıkmadığımız, hani şu kimseye zararı yok dediğimiz çocuklar... Hah işte o çocuklara sahip çıkanlar vardı. Sevildiklerini hissettikleri ortam öyle bataklık bir yer olmasına rağmen, değerli hissettiği için orda kalan çocuklar vardı. Sahip çıkanın kim olduğunu umursamadan güvenen çocuklar vardı. Güven duygusunu arayan çocuklar vardı. Sevilmenin ne demek olduğunu bilmek isteyen çocuklar vardı. Sahip çıkanlar biz olsaydık ya o çocuklara. Sadece bir çocuğa nasılsın diyen, elinden tutan biz olsaydık. Biz kötülüklere karşı, nesilleri yok etmeye çalışanlara karşı durabilseydik, çocuklarımızın katliamlarını izlemezdik. Sözün bittiği, eylemlerin başladığı yerdeyiz. Bu kadar kötülüğe karşı iyi insan olmaya ve yetiştirmeye çalışmak dileğiyle...
1000Kitap

Mavi gökyüzü

, bir kitabı okumaya başladı
Sabahattin Ali
8.3/10 · 210,2bin okunma
Zaten, bir felakete sükûn ve itidalle tahammül edenlerin manzarası, o felaket için ağlayıp çıkılanların manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir.
Sayfa 11 - YKY·Kitabı okuyor
"Dünyadan geçerken çatlayan at, en çok yorulmaktan değil susmaktan çatlamıştır." Bekir Erdoğan
Duygu ve Düşünce