Yaklaşmakta olduğunu en başından beri bildiğimiz şey, kapımıza gelip dayandığında bir gün, niçin onu hiç tanımıyormuş gibi şaşırırız, niçin hayret ederiz artık bahsedilen saatin gelmiş olduğuna...
Ben Mekke'de
iki büyük kadının parmak izlerini hep takip etmişimdir;biri
Hz. Hacer, diğeriyse Hz. Hatice... Mekke, nasıl ki şehirlerin
annesiyse, onlar da Mekke`nin anneleridir...
Kalbin halleri... Kalbin sınavları... Kalbin iniş çıkışları çoktur... Rüzgârdaki bir ipin ucuna asılı hafif bir bakraca benzer kalp... Sağdan soldan, önden arkadan, yukarıdan aşağıdan esen her rüzgâr, onu oynatıp hareketlendirir... Zordur işi rüzgârda... Onu ancak saf bir imanın sabitesi dinginleştirebilir... Bazen içinden geçtiği hallere o da üzülür, ben buna nasıl meylettim der... Dava, belki meylettiği halde, nefsine hakim olarak, o işi yapmamaya direnmektir... Rüzgâra... Hatta bazen kasırgaya rağmen.