Ayşe C.

Ayşe C.
@Hayatboylee
Aşk elest bezminde bir güldü ve düştü avuçlarıma, avuçlarım halen gül kokuyor
İyi hissetmek isteyenlere… /800. İnceleme (3 kitap hediyeli!)
9/10
·192 syf.··
2026 41. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 13:05
Herkese kendini anlatmak zorunda değilsin. Her ilişkiyi sürdürmek zorunda değilsin. Her yükü taşımak zorunda hiç değilsin. Şşş… Rahatla… Dünyanın bütün ağırlığını sırtlamana gerek yok! “Ben yapmazsam kimse yapmayacak,” “Ben olmazsam yürümeyecek,” diye her şeyin peşinde koşturmayı bırak! Yorgunsun biliyorum. Ruhun hayattan tiksinmiş durumda. Bir gün ölüp gittiğinde “yürümez,” dediğin her iş sensiz yürüyecek! Kırmaktan korkup, nazik yaklaştığın herkes seni yanlışlarınla anacak… Kendini tüketme bu kadar. Kimse seni anlamayacak. Aksine nasıl olsa taşıyabiliyor diye bütün yükleri senin sırtına yüklemeye başlayacaklar. “Sürekli yorgun hissediyorsan, sürekli içinde bir kasvet varsa, sürekli neşeli olamıyorsan belki de bunu kendi kişiliğine yüklemeden önce çevrene bakman gerekiyor. Çünkü bazen üzgün, yetersiz ya da yorgun değilsindir; sadece yanlış insanların etrafındasındır.” Biliyor musun, hoyratlık değil de incelik yakıyor canımı, diyor Şükrü Erbaş ve devam ediyor, “İncelik... sensin bütün zamanların açık yarası.” Cahit Zarifoğlu, “Bir incelik gösterin, incinmesin yüreğim.” Oysa dünyada en çok ince insanlar kırılıyor. “Ah kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya,” diyerek son sözü söylüyor Gülten Akın ve Dünya hassas kalpler için gerçek bir cehennem! derken ne kadar haklı Alman yazar Johann Wolfgang Von Goethe“Ne olacağını bilmiyorum ama ne olursa olsun, bir şekilde yola devam edebileceğimi biliyorum.” Kişisel gelişim zırvalıklarına inanmıyorum! Samimiyetsiz, uydurma, çokça kalıp ifadeler kullanan, kâğıt israfı diyebileceğim çalışmalar birçoğu… Lakin Beyhan hoca başka! İçimizden biri gibi sanki… Kitabı okurken, seninle aynı yollardan geçtiğini, aynı hatalara düştüğünü görüyor ve okuduğun kitap hayatını değiştirmese bile yaralarına iyi geldiğini hissediyorsun. “Bana iyi
Kendini Tüketmeden YaşaBeyhan Budak · Kronik Kitap · 202677 okunma
Ayşe C.
Tebrik ederim hocam 800. incelemenizi.Yine muazzam bir inceleme.Kişişel gelişim kitapları bana da biraz samimiyetsiz geliyordu.Sanırım sizin sayenizde Beyhan Budak okuyabilirim.Sevgiler saygılar hocam
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Aklınıza gelen okurları etiketleyebilirsiniz!
Bulabildiğim bütün kitapları okudum. Su içer gibi, nefes alır gibi kitap okudum.
Sayfa 83 - Doğan Çocuk, 20. Baskı, İstanbul 2025.·Kitabı okudu
Alıntı
Ayşe C.
Ferah Mikail Balcı
Ömrümmüş, Aldanmışım
​Geçen şey ömrümmüş, geç anladım; Avare bir çocukluk, Vurdumduymaz bir ergenlik, Ve burnundan kıl aldırmayan o gençlik... Geçip gitmiş gözlerimin önünden. ​Aldanmışım nefsimin o tatlı, sarhoş edici, Göz boyayan amortilerine. Bir çekilişe katılır gibi, Girip girip çıkmışım her karanlık dehlize. ​Dehlizler karanlık, Üstüm başım, etraf karanlık... Gözlerimin feri sönmüş, Karanlık boğuyor içimi. Geçen giden ömrümmüş, yanılmışım; Aldanmışım masallara, Vesvese denen o illet aldatmacalara. Karnım doymuş da gözüm doymazmış meğer, Şimdi olanca kahrımla baş başa kalmışım. ​Ne demişti o kutlu, nebevî ses? "Arkadaşın o ola ki misk kokasın, Arkadaşın o ola ki is kokasın..." ​Sensin Efendim, Sensin en büyük muhtaçlığım, Sönmeyen gözlerimin feri, Verdiğin kutlu hilafetin tek sahibi...
Şiir
Ayşe C.
👏👏👏
Sizi geçmişe götürmeye geldim! /788. İnceleme
Puan vermedi·278 syf.··
2026 29. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 00:48
Vakit gece yarısı, nostaljik radyomda TRT Türkü açık, "Güzel ben Aşkaleliyim," çalıyor. Tam o anda elimde Memleket Hikâyeleri ve birçok yerde geçiyor Aşkale. -Hiç gitmedim, buradan Erzurum'a ve tüm Erzurumlulara selam etmek isterim!- Bazen geçmişte yaşadığımı düşünüyorum, bazen düpedüz geçmişte yaşıyorum... Geçmiş tuhaftı. İnsanı hem hayata bağlayan hem her an kopup gitmeye hazır, en zaaflı, en zor, en zayıf parçaydı, der Ayfer Tunç, Annemin Uyurgezer Geceleri'nde. Daha hüzünlü Şükrü Erbaş, "Geçmiş kimi iyileştirmiş ki?" Ve Nermin Yıldırım, "Geçmiş daima orada, hiç geçmediği yerde." Oysa "Yıllar değil, bir hayat geçti," diyor Lev Tolstoy, John Steinbeck ise, "Biz artık geçmiş zamanız." Geçmiş geçiyor, peki neden hep kafamız geriye dönük? Neden önümüze değil de ardımıza bakıyoruz hep? Geride bıraktıklarımız gelecekte umut ettiklerimizden daha mı kıymetli? Anılar üstün mü geliyor umutlara? instagram.com/reel/DXETP55gmr... "Bu ülkede hiç kimse ölmeden önce doğduğu evi ziyaret ede­mez, mahallesini bulabilen şanslıdır." Hızla değişiyor hayat! Hızla değişiyor mahalleler. Doğduğun evi ziyaret etmenin de bir hüznü var değil mi? Hatırlasanıza o günleri; mahalle maçlarını, akşam ezanıyla son bulan saklambaçları, gece uyuyana kadar edilen sohbetleri, radyolardan istenen istek parçaları, sabah uyanıp erkenden izlenen çizgi filmleri, -en çok da Tom ve Jerry'yi- youtube.com/shorts/f2V9KZbS... önlükle gidilen okulları... Zor ama güzel zamanlardı, kimimize hüznü, kimimize yaraları kaldı. youtube.com/shorts/qd7OnS4K... Memleket Hikayeleri, Üç bölümden meydana geliyor eser; Memleket Yazıları, Fotoğraflar Anlatıyor ve Memleket Hikâyeleri. Kurgu ile gerçeğin iç içe olduğu, Ayfer Tunç'un gözlemlerinin öne çıktığı, bir hikâye, bir anı,
Memleket HikayeleriAyfer Tunç · İletişim Yayınevi · 2012509 okunma
Ayşe C.
Bir incelemenizi daha okumadan uyumak istemedim,kaleminize sağlık hocam.Geçmiş deyince aklıma bir şarkı geldi nacizane,paylaşmak isterim.(Güzeldim ben o yazlar kadar zamanında Ailem çoktu) youtu.be/jDrGD8Umjv4?si=...
Bir Adam Yaratmak... Al sana yaratmak! /Varoluşsal çöküş.
10/10
·158 syf.··
2026 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 17:33
“Bu eserimi, bugüne kadar vücuda getirdiğim eserler içinde en bağlı olduğum eser biliyor ve öylece bildirmek istiyorum.” Sayın Necip Fazıl Kısakürek ! Bildirmek istiyorum ki eseriniz, bugüne kadar okuduğum eserler içerisinde kafamı en allak bullak eden, satırların altını bastıra bastıra çizdiğim, durup durup düşündüğüm, birçok kez geri döndüğüm, cümlelerini ezberlediğim eser oldu. En son belki de Hamlet’i okurken böyle darmadağın olmuştu zihnim, bir tiyatro insanı ne kadar çarpabilirse öyle çarpıldım. Bir simülasyonun içine düştüm sanki, Truman Show’da hissediyorum kendimi. Yaşıyor muyum, yazılmış bir oyunun içinde miyim, bilemiyorum. youtube.com/shorts/peA_mOr9WSA “Ben de bir insanım. Hiçbir fevkalâdeliğim yok. Bir kadere bağlıyım. Bir takım zaaflarla doluyum. Belki herkesten daha zayıf.” Yaratıcı olma kibrinden yazılmış olma dehşetine uzanan, bir kahramanın çöküş yolculuğu… Bir piyes yazıyor başkahraman Hüsrev, yazdığı piyeste bir karakter kendini incir ağacına asarak intihar ediyor, kafasını kaldırıp bakıyor Hüsrev, bahçelerinde bir incir ağacı ve daha önce kendini o ağaca asarak intihar eden babası… Yaşanmış olanı mı yazıyor yoksa yazdıklarını mı yaşıyor? İncir metaforu çok güçlü bir yer tutuyor eserde; korku, kader ve bastırılmış duyguların ifade bulmuş şekli. İçinde büyüttükçe büyütüyor onu. Düşündükçe düşünüyor. Ve fazla düşünmenin kaçınılmaz sonu! - İnsan niçin deli olur Osman? +(...) İnsan çok düşünmekten deli olur. youtube.com/watch?v=wXbFpzQ... “Ben düşünmüyorum, beynim kanıyor.” Bir aydın bunalımında Hüsrev, yüreğinde ölüm korkusu… “Ölüme ilaç ölümdür.” Bir şeyi ne kadar düşünürsen hayatının merkezine o kadar yerleşiyor. İnsan ölüm karşısında aciz ve çaresiz; birey yalnız, kalabalıklar arasında yalnız. Ne çok insan var
Tiyatro
Bir Adam YaratmakNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 201411,6bin okunma
Ayşe C.
Ölsen bir gün ölüyorsun ama yaşarken ölmek diye yazmıştınız bir incelemenizde de o aklıma geldi "Kefenimizden evvel çürüyoruz"alıntısında.Uykusuz bir gecede yine incelemenize düştüm.Bilemezsiniz muhakkak,bu yaşam denen döngüde ne zaman şaşırsam burada sizin incelemelerinizin başındayım,iyi ki kitaplar sizin gibi okuyucuları buluyor hocam.Yüreğinize sağlık.